Cumhuriyet öncesi tramvay taşımacılık hattını Belçikalı bir şirket elinde tutmaktadır. Fakat cumhuriyet ilan edildikten sonra iş yapan bütün firmalarla tekrar masaya oturulur. Artık Türkiye Cumhuriyeti’nin de söyleyecekleri vardır, talepleri olacaktır. Yeniden anlaşmak isteyenler şartları kabul edenler kalacaktır , etmeyenlerle antlaşmalar feshedilecektir.
Belçikalı şirketle de masaya oturulur. Önüne şartlar konur ve tramvay haklarını elinde tutan şirket bu şartları kabul eder.O şartlardan biri şudur ;
“Tramvaya binen kişilerden, öğrenci kimliklerini göstermek kaydıyla, öğrenciler tam ücretin yarısını ödeyecek.”
O dönemde tam ücret 80 kuruştur.Öğrenciler ise tam biletin yarısını yani 40 kuruş ödeyecektir.
Fakat gelgelim kraldan daha çok kralcı olan tramvay durağındaki biletçi , öğrenciler kimliklerini göstermesine rağmen, onlardan tam ücret talep eder.
Tramvayda büyük olaylar yaşanır. Öğrenciler tepkilerini gösterir. “Bu bizim hakkımız , o antlaşmayı imzaladığınız gün benim artık yarı ücret ödeyeceğimi kabul ettiniz.” derler.
Olayı öğrenen şirket yetkilileri o yıllarda Sirkeci’de olan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gelir ve şikayette bulunur, derler ki :
“Bu öğrenciler tramvaylarda sorun çıkarıyor , bunlar anarşisttir. Her tramvaya bir adet memur koyun.”
Ne acıdır ki şirketin talepleri yerine getirilir ve her tramvay durağına bir adet sivil polis memuru görevlendirilir.Faket öğrenciler kararlıdır.
Tarih 15 Kasım 1924 , İstanbul’daki bütün öğrenciler bir karar alır. O gün İstanbul’daki bütün öğrenciler duraklardan geçerken tam ücretin yarısı kadar yani 40 kuruş ücret ödeyeceklerdir. Aslında bu öğrencilerin haklarından başka bir şey değildir.
15 Kasım 1924 günü İstanbul’un her yerinden öğrenciler tramvaylara binerler. Harbiye’den de öğrenciler tramvaya binmektedir. Tramvaya binerken öğrenciler biletçiye 40 kuruş uzatırlar. Biletçi kabul etmez. İtiş kakış başlar. Bir yanda öğrenciler kararlı. “Burası Türkiye Cumhuriyeti,bu bizim hakkımız .” derler,bir yanda biletçi kabul etmez , itiş kakış devam eder.
Daha sonra kenarda duran şirket yetkilileri ve işçiler olaya müdahil olup öğrencileri darp ederler. Olay daha da büyür.
Ardından iki el silah sesi duyulur. Kalabalık dağılır. Yerde yatan kanlar içinde iki öğrenci vardır…
Bugün hala toplu taşımalarda tam ücretin yarısı kadar ücret ödememizi ,15 Kasım 1924 günü Harbiye’deki iki öğrenciye ve cumhuriyetin kazanımlarına borçluyuz.









