Utanıyorum,
En çok da kendimden,
Masum gözlere bakmaya dayanamaz oldum
Bir hayli zamandır.
O gözler benden güçlü,
O çocuk kalbi benden dayanıklı,
Buğulu gözlerle her karşılaştığımda,
Küçülüyorum,
Aynada bir nokta silueti beliriyor artık.
Bir bakmışım, nokta kadarmışım
O zaman anlıyorum,
Hep küçükmüşüm ben,
Karınca misali ya da kediye sarmış pire kadar küçük.
Masalara devrilmek geliyor içinden,
Hayyamvari serzenişlere bürünüşüm aşikar ediyor küçüklüğümü.
Boşvermişim gibi, bırakmışım gibi dünyayı..
Küçülmek diyordum hani,
Uçurtmam asılı kalmıştı tavan arasında..
Uçuracak bir el arıyordum..
Özgür bir çocuk eliydi aradığım,
Anlıyorum..
O gözler var ya o gözler,
Öylesine masum bir kalbi taşıyan beden,
Görüyorum ki en büyük onlarmış,
Dev gibi desem değil,
Dağ gibi desem değil,
Avucumdaki yavru serçe kadar kuvvetliler,
Sıksam ölecek, bıraksam yem olacak kadar.
İşte anlıyorum o zaman,
Hiçbir beden çocuklar kadar güçlü,
Hiçbir kalp çocukların ki kadar masum,
Hiçbir dünya çocukları yaşatabilecek kadar büyük değil…









