Gözlerini mavi göklere dikmiş,
Gözlerinden ince ince yağmuru
Akıtan o çocuğu üzmeyin,
O dünyanın gözleri,
Kömür karası
O çocuğu küstürmeyin,
Onlar mücadele sebebi.
Bir dağın eteğinden meydan okur
Bakışıyla anlam yüklü gözleriyle…
Öyle yeşil yeşil bakma çocuk,
Mezopotamya gözlerinde…
O toprak aynı zamanda talihsiz
Fırat’ın Dicle ile kavuşamadığı,
Tüm ayrılık türkülerin sadece
Senin için söylendiği…
Her adım da tarih kokar,
Nuh peygamber zamanında ki
Tufanın dimdik durmadı mı?
Cudi dağı ya geçmişin surları…
O savaşlara hem tanık hem sanık
Güzel gözlü çocuk bakma öyle,
Yaşından boyundan büyük
Öyle yükler yükler ki bu topraklar,
İnsan altından kalkamaz
Ölüm gibi bir sürgün sanki,
Ah be kara gözlü çocuk
İnsan kalmayı beceremedik.
Her ölümle, her geçen saniye İnsanlığımızdan alıp götürdü.









