Ömür Yolu

Bir bavula sığdırdım tüm yaşanmışlıklarımı,
Hayır niyet ile koyuldum yola.
Güzellikler ile doldurdum gönül heybemi,
Güler yüzle varmak için sona.
Kaç gönle misafir oldum bu yolda,
Bilmem kaç gönlü ağırladım.
Gönle misafir olmakta yokmuş Rahman’ın rızası,
Yaşadım, gördüm ve bunu anladım.
*
Yoldaşınmış seni doğru yola koyan, buymuş helâl olan.
Gayrısı gönle ziyan harammış,
Rahman’dan uzaklaştıran.
Daha bir kaç adımda tükendim,
Nasıl gelecek yolun sonu ?
Yardım eyle Ya Rab !
Sen bilirsin en doğrusunu.
*
Bilemem kaç nefes, kaç heves tükettim şu âlemde,
Kaçında Rahmanın rızasını gözettim ?
Ömür yolunda attığım her adımım, Yaşanmışlıklarımın bir özeti.
Hayli meşakatli bir yol bu,
Yolun sonuna varmadan yıpranmışım.
Apaçık maziyi yansıtır,
Akan her bir damla gözyaşım.
*
Ne vakit varırım sona bilmem,
Orası yalnızca Rabbim’de gizlidir.
Ömrün yolu bu yürüdüğüm dinlenmeden,
Kimbilir ruhum ne halde dirilir?
Hayatın yükü omuzlarımda koça bir yük,
Kadere sükût etmiş dilim.
Bana düşen razı olup boyun eğmek,
Şüphesiz ki en iyisini Rahman bilir.
*
Ak düştü mü saçlarıma,
Belirdi mi yüzümde çizgiler?
Ruhumda bir telâş,
Ömür yolunun sonunu işaret eder.
Vaktim dolmuş,
Yolun sonuna gelmişimdir.
Geçen onca seneler de,
İnşallah rızasına erişebilmişimdir.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.