Rutinlerin ele geçirdiği,
Sistemin kölesi olmuş bedenlerimiz
Ve kiraya verilen akıllarlarımızla Eşref-i mahlukat olmaya zerre yakınlaşamayan ruhlarımızın ağırlı altında eziliyor gibiyiz.
Sorular soran çocukların terslendigi gibi tersliyor kalıplara girmiş zihinler bizleri.
Sorgulayan insan; kimin zaman isyankâr bir felsefeci olmakla kimi zaman kulluktan sapma eşiğinde olmakla çoğu zaman da deli olmakla itham ediliyor..kimse doğru yolu bulmak için soruların zihni bulandırabileceği ihtimalini düşünmüyor.
Ama kimse sorgulamayan bir insanın; karaya oturtulmaya çalışılan bir balıktan farkı kalmayacağını da düşünmüyor..
Ve işte o zaman insan, kendinden bir parça taşıyanlara açabiliyor savunmasız kalbini.
ben artık biliyorum ki bir yerlerde parçamızı emanet bilen ruhdaşlarımz var ve onlar bir bakıştan anlar sorularımızı ve hangi diplerde boğuştuğumuzu.
Fatma YALMAN’a ithafen..









