Şaldaki Hüzün

Bir sevda varmış çok uzaklarda. O sevda tertemizmiş zamaninda. En saf, en masum halinde beklermiş sevdigini.
Sevdiği gelmis uzaklardan bir gün. Çelmiş sevdanın kalbini ansızın. Sevda onsuz nefes alamaz olmuş artık. Onun sesini bile duymadan yapamaz olmuş.
Bir gün bir sey olmus sevdiğine, sanki bir şey onu ansızın değistirivermiş, sevdiği artik eski sevdigi olmaktan çıkmış. Sevda çok üzülmüş sevdiğine. Kalbi yerine koydugu sevdiği onu ardinda bırakmış gitmis.
Sevda kahrolmuş ama içinde yaşamış hüznünü. Bir gün tekrar gelmiş sevdiği. Ama kapiyi bir kez kapatmis sevda sevdigine, bir daha dönmemek üzere. Acılarını içine gömerek sahile inmiş sevda ve tüm hüzünlere şahit olan tek şeyi, boynundaki şalını, ruzgar alıp götürmüş dönülmez diyarlara.
Böylece o şalla birlikte yok olmuş içindeki sevda da…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.