Nedir Diyabet Hastalığı?
Halk arasında Şeker Hastalığı olarak da bilinen Diabetes Mellitus İnsülin Hormonunun yetersizliği, yokluğu ve/veya eksikliği sonucu oluşan hiperglisemi ( kan şekeri düzeyinin yükselmesi ) , glikozüri ( idrarla glikoz atılımı ) ve bunlara eşlik eden birçok klinik ve biyokimyasal bulgu ile seyreden yaşam kalitesini düşüren, sosyal ve ekonomik yükü ağır olan kronik bir metabolizma hastalığıdır.
Ne Kadar Yaygındır?
Dünyada en sık görülen kronik hastalık Diabetes Mellitus’dur. Bu konuda çalışma yapan çeşitli kurumlar rakamlara döküldüğü zaman diyabet hastalığının birçok ülkede büyük kitlelerde karşılaşıldığı konusunda hem fikir olmakla beraber gerek ülkemiz, gerekse dünyada diyabetli kişilerin sayısı giderek artmaktadır.
Diabetes Mellitus (DM) Kaç Çeşittir?
DM Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere iki çeşittir. Tip 1 DM’da pankreasın yeterli miktarda veya hiç insülin salgılayamaması sonucu ortaya çıkar ve çoğunlukla çocukluk ve gençlik dönemlerinde görülür. Tip 2 DM ise vücut insülin üretmesine rağmen hücreler insüline direnç göstermektedir. Buna bağlı olarak yemeklerden sonra kandaki glikoz (şeker) hücrelere giderek enerjiye dönüşmez ve kan şekerini yükseltir. Yazımızda Tip 2 Dm için tanı konulduktan sonra hasta ne yapmalıdır, DM’li hastalar hastalığını nasıl yönetmelidir gibi konulara değineceğiz.
Tip 2 Diabetes Mellitus
Dünyada en sık rastlanan diyabet tipidir. Tüm diyabetlerin yaklaşık %90’ını oluşturur. Genellikle 40 yaş ve üzeri kişilerde daha yaygın görülür. Ailesinde diyabet hastalığı olanlarda, fazla kilolu olanlarda, stres altında yaşayan kişilerde Tip 2 Diyabet hastalığının görülme riski daha yüksektir.
Belirtileri Nelerdir?
Ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, çok su içme, çok yemek yeme gibi belirgin belirtiler ile birlikte yorgunluk, görmede bulanıklık, vücuttaki yaraların geç iyileşmesi, kuru cilt gibi belirtileri de vardır.
Komplikasyonları Nelerdir?
Hipoglisemi, Diyabetik Ketoasidoz, Hiperglisemik Hiperosmolar Nonketotik Koma, Diabetik Retinopati, Diabetik Nefropati, Diabetik Nöropati, Diyabetik Ayak. Bu komplikasyonlar genel bilgi amaçlı verilmiştir. Her Diyabet hastasında mutlaka görülür diye bir durum yoktur, her hastalık bireylere göre özellikler gösterir.
Diyabet İle Yaşam
Diyabet hastalığının beslenme tedavisi, düzenli egzersiz programı, hastanın kendisi izlemesi, ilaç tedavisi ve eğitim gibi yönetilmesine yardımcı unsurlar vardır.
- Beslenme Tedavisi: Başarılı bir diyabet tedavisinin en önemli basamağı beslenme tedavisidir. Bu tedavide genel amaç kan şekerini mümkün olduğu kadar normale yakın seviyelerde tutmak ve bu seviyeyi korumaktır.
- Egzersiz: Tedavi planının önemli bir kısmını oluşturan egzersiz kan glikoz (şeker) düzeyini düşürür ve kontrolünü sağlar. Tansiyon düşüklüğünü önler, kilo kontrolünü sağlar ve yaşam kalitesini arttırır.
- Hastanın Kendini İzlemesi: Diyabet (şeker) hastalarının her biri hastalıklarını yönetebilmek adına kendilerini izlemeleri, gerekirse hekimlerinin önerisi ile gerekli tedaviyi uygulamaları gerekir. Bu nedenle diyabet hastası her bireyin kendi vücudunu iyi tanıması ve hastalığının hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Kan şekeri ölçümü için her hastaya özel ve çeşitli protokoller bulunmaktadır. Ancak genel olarak evde kan şekeri ölçümü kolay, ucuz ve kontrolün sürdürülmesine yardımcı olduğu için çok önemlidir. Kan şekeri ölçümü ile ilgili önemli noktalara ayrı bir başlık altında anlatacağız.
- İlaç Tedavisi: Tip 2 diyabet hastalarında genellikle Oral Antidiyabetik Tedavi (OAD) kullanılır.
- Eğitim: ‘Çok iyi bir teknolojiye, ilaçlara ve kontrol sistemlerine sahibiz, fakat hastalarımıza bunları nasıl kullanacaklarını anlatamıyoruz’ (1997 International Diabetes Federation) IDF’nin toplantısında söylenen bu söz aslında eğitimin önemini çok güzel bir şekilde vurgulamaktadır. Diyabet hastalığı tanısı konulduktan sonra hasta artık kendi hastalığını yönetebilir hale gelene kadar iyi bir eğitim almalıdır. Diyabet eğitimi ise bu alanda donanımlı hekim, hemşire, diyetisyen, eczacı, psikolog, sosyal çalışmacı gibi profesyoneller tarafından yapılmalıdır. Unutulmaması gereken diyabet iyi bir eğitim ile önlenebilir, kontrol altına alınabilir.
Diyabetin İzlenmesi
- Açlık Kan Şekeri (AKŞ): Gece 8-12 saatlik açlıktan sonra yapılan kan şekeri ölçümüdür.
- Tokluk Kan Şekeri (TKŞ): Yemekte ilk lokmayı aldıktan tam 2 saat sonra yapılan ölçümdür.
Kan şekerinin seyrini anlamak ancak kan şekeri ölçümünün düzenli bir şekilde yapılıp kaydedilmesi ile sağlanır. Bu şekilde diyabetli hastalar kendi yaşa kalitelerinin takipçisi olmalıdırlar.
Kan Şekeri Nasıl Ölçülür?
Kan şekeri ölçümü için parmak ucundan bir damla kan alınmalıdır. Bu ölçüm için birçok cihaz bulunmaktadır. Hasta kendi cihazı ile ilgili eğitimi hekimi veya hemşiresinden alabilir.
Kan Şekeri Ne Zaman Ölçülür?
Kan şekeri ölçümü kişisel olarak sağlık durumuna göre değişiklik göstermekle beraber öğünlerden önce, yatma saatinde, öğünlerden 2 saat sonra (TKŞ) ölçülebilir.
Ayrıca hasta kendini rahatsız hissettiğinde, hastalığının belirtileri fazlalaştığında, kan şekerinin düştüğü veya yükseldiğini hissettiğinde, egzersiz planını değiştiğinde, hızlı bir şekilde fazlaca kilo alıp verme durumlarında ve benzeri durumlarda da ölçülebilir.
Kan Şekerinin Kaydedilmesi
Kan Şekerini düzenli olarak tarih, saat açlık-tokluk durumu belirterek kaydedilmelidir.
Ayak Bakımı
Kan şekeri düzensiz olan hastalarda ayak problemleri görülebilir. Bu nedenle düzenli bir şekilde ayak kontrol edilmeli ve bakımı sağlanmalıdır. Diyabet ayaktaki sinirlere hasar verdiği için hastalar ayakta açılan yaraların farkına varmayabilirler. Bu nedenle düzenli olarak ayaklar kontrol edilmeli ve ayak tabanlarına gerekirse bir ayna yardımı ile bakılmalıdır. Ayaklar her gün yıkanmalı ve daha sonra ıslaklık kalmayacak biçimde kurulanmalıdır. Ayakta oluşabilecek yaralar durumunda hekime danışılmalıdır. Ayakkabı rahat ve esnek olmalıdır. Mümkünse diyabetliler için yapılış ayakkabılar kullanılmalıdır. Çorapların lastikleri çok sıkı olmamalı ve her gün çoraplar değiştirilmelidir. Çorapsız ayakkabı giyilmemelidir.
Obezite
Diyabet ile obezite arasında belirgin bir bağ bulunmaktadır. Obezite insülinin etkisini azaltır ve insüline karşı direnç oluşturur. Diyabet hastası iken de, değilken de mutlaka kilo kontrol altına alınmalıdır. Doğru kilo aralığınız için Beden Kitle İndeksi (BKI) kullanılabilir.
Sigara
Diyabet hastalığı damarların yapısını bozan bir hastalıktır. Sigara da damar yapısını bozar ve kılcal damarları daraltır. Bu nedenle diyabet hastalarının sigara kullanımı hastalığın komplikasyonlarının ortaya çıkmasını kolaylaştırır ve riski arttırır.
Diabetes Mellitus kapsamlı bir hastalıktır. Günümüzde birçok kişide bulunan bu önemli hastalık elbette bu kadar bilgi ile sınırlandırılamaz. Kısaca verdiğimiz bu bilgiler hastalığın genel hatlarıdır ve bu hastalık her hastada aynı şekilde seyretmeyebilir. Hastalığınız hakkında güvenilir bilgiyi ancak sizi takip eden hekiminiz ve hemşirenizden alabilirsiniz. Genel yargılar doğrudur ancak herkes için geçerli değildir. Sağlıkla Kalın.
Not: Bu yazının hazırlanmasında Editörleri Prof. Dr. Ayfer Karadakovan ve Prof. Dr. Fatma Eti Aslan olan ‘ Dahili ve Cerrahi Hastalıklarda Bakım’ kitabı kaynak olarak kullanılmıştır.









