Son Ada: Ütopya’dan Distopya’ya

0

Bir ada düşünün: kimsenin kimseye üstünlük kurmadığı… bir ada düşünün ki ihtirasların, kıskançlıkların, makam mevki sevdasının olmadığı, paranın pulun hiç kıymet görmediği; asıl kıymetin sevgiye, saygıya, arkadaşlığa verildiği. Ada’nın asıl sahipleri martıların gönlünce uçup konduğu, yumurtalarını bıraktığı, insanların buna sonsuz saygı duyup onları rahatsız etmediği bir ada…
Hiçbir mutluluk sonsuza kadar sürmez elbette. Bu adada da huzur, mutluluk emekli bir devlet başkanın buraya yerleşmesiyle sona erer. Yalnız insanların ki değil üstelik! Özgürlüğün bir sembolü olarak çizilmiş olan martılar da bu Başkan Köpekbalığı’nın zulmüne uğrar. Martı popülasyonu gibi insan özgürlüğü de yavaş yavaş yok olmaya başlar.
Bitmeyen sonlu kitapları çok severim, hayalgücüme saygı duyan yazarı daha çok.
Livaneli’nin Son Ada isimli romanı başlangıcından sonuna kadar heyecan yüklüydü. Sonu ise okuyucuya bırakılmıştı. İster güzel bir son yazın, ister kötümser bir kadere mahkum edin kahramanları. Size kalmış.
Alıntılarla sizi baş başa bırakıyorum.

“Güçlünün tek bir isteği vardır: daha fazla güç!”

“Şiirler silahtan güçlüdür!“

“İnsanlar eşit değildir. Güçlüler ve zayıflar vardır ve hayat bunlar arasındaki mücadeleden ibarettir.”

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.