Kendinize ben hangi çağın ya da dönemin insanıyım diye sorduğunuz oldu mu hiç? ”Ben tam bir Rönesans adamıyım, akılcılık benim kanımda var dediğiniz ya da beni Ortaçağ’a bırakın şövalye ruhuna sahibim diye sayıkladığınız anlarınız? Cervantes’in Don Kişot’u olmak ister miydiniz? Ya da bunu hiç sordunuz mu kendinize? Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki sadece vakit geçirmek derdimiz. Gelecek peşine düşüp geniş zamanın güzelliğine kapatıyoruz gözleri. Artık hayal kurmak bile hayal oldu. Hayal kuracak ne zaman bıraktılar bize ne de mekan. ”Dostlar bizi Facebook’ta görsün!” dönemlerini yaşarken aslında ne kadar da yabancılaştık birbirimize farkında olmadık. Pardon, sosyalleşmiştik bizler değil mi sosyalleştirmişlerdi bizi halbuki her geçen gün S.O.S verirken. Ben bu dönemin insanı olamadım hiç. Ne 70’lerden çıkabildim, ne Romantik dönemden. Keşke Shakespeare’in sonelerinde yaşasaydım derim hep, keşke! Bir dilek meleğim olsa ve götürse beni şairlerin dizelerine, yazarların satırlarına, müzisyenlerin notalarına,ressamların tablolarına. Bir sonede geçebilseydim mesela; Shakespeare’in ”Şu var ki ozanların boş lafına karnı tok, yoksa tanrı bilir ya sevgilimin eşi yok” dediği sevgilisi olabilseydik bir anda. Fast-food olmasaydı aşklar. Kolay harcanmasaydı dostluklar. Televizyonun olmadığı gaz lambaları ile kitapların okunduğu mum ışığında şiirlerin, eserlerin yazıldığı dönemlerde yaşasaydık. Yaşadığımızı anlasaydık. James Joyce’u görebilseydik mesela. Dante ile oturup sohbet edebilseydik İlahi Komedya’sı hakkında. Dizilerle uyuşturulmuş beyinlerimizden sıyrılıp Vivaldi’nin Dört Mevsim bestesiyle ruhlarımız gıda bulabilseydi. Keşke Da Vinci’nin Mona Lisa’sı olup ölümsüzleşebilseydik. Biz şanssız vesselam. Bizim gibi yüreği eskilere ait olanlar şanssız. Edith Piaf’ı canlı olarak dinleyemeyenler şanssız. Franz Kafka’yı ruhlarında hissedemeyenler şanssız. Sabahattin Ali’yi göremeyen gözler şanssız. Ey biz modern insanlar, boğulalım şimdi sosyal medyada. Bir daha aynısı yaşayamayacağımız zamanımız, dakikalarımız gereksiz işlerle bitsin. Bitirelim hayatları doyumsuz isteklerimizle. Ve bırakalım yaşasın eskiler tüm güzelliğiyle sonsuza kadar..










