Zararlı Örümcek Ağları

3

 

İnsan ahsen-i takvim üzerine yaratılmış varlık olduğundan ayrıcalıklı olarak kendisine akıl bahsedilmiştir.Bu akıl sayesinde ilk insan Hz.Adem den günümüze kadar çok şey değişe gelmiştir.Bir biri ardı kesilmeyen buluşlar…Bir nevi akıl insanı pasiflikten aktifliğe adım artırmıştır.Lakin günümüzdeki aktifliğin iyi mi kötü mü olduğu tartışmalı konudur.
Bu konuyu insanın buluşunun en küçüğü olan sosyal medyanın insanlığın çekirdeği olan aile üzerindeki yeri ile tartışalım.Sosyal medya! Evet buluşlarımızın en küçüğü olarak masum gözüktü bizlere.Bu masumluğuna kanıp yuvalarımızı açtık ona.İlk başta her şey çok iyiydi.Taş çatlasa başında bir iki saat oyalanıyorduk.O zaman diliminde de ailelerimizle beraber uzaktaki sevdiklerimizle görüşüp haberleşiyorduk.Fakat takvimlerden yaprak kopardıkça başında bekleme saatlerimiz ve mekanlarımız değişti.Her birimiz bir oda da.Sadece bunla da kalmadı sevgiyi, saygıyı,hayayı ortadan teker teker avlamaya başladı.Babanın reislik ettiği muhabbet ortamları yerine sosyal medyanın reislik ettiği ve yaşayan ölülerin toplanıldığı ortamlar oluştu.Genç kızlar artık anneleriyle dertleşmeyip sosyal ağda ki örümceklerle dertleşir oldu.Hatta evlatlar facebook,instagram,twitter,snapchat vb. kullanmayan anne ve babalarını cahil görmeye başladı .Zaman ilerledikçe aramızdaki güven damarını da kopardı.Nasıl mı? En basiti baba oğluna uyumasını söylediğinde kaç kere uyup uyumadığını kontrol etti.Ondan sonrası hüzünlü son çocuk babasına kandırıp sabahlara kadar yorgan altında uyumadı.Anne ve babalar artık evlatlarına kızamıyorlardı.Çünkü arkalarında kapı gibi takipçileri vardı.Ee zaman onun zamanıydı.Yavaş yavaş hayatımızı ağlar kaplayınca ebeveynler de bu durumla baş edemeyip kuyunun içine onlar da düştüler. Ardından mahkemelerde boşanma davaları çoğaldı.Dedim ya güven damarını çoktan koparmıştı.Sıradaysa kıskançlık damarındaydı.Eşler birbirlerini ,abi kardeşini aşırı dozda kıskanır oldu.Bunlarla uğraşırken temel ihtiyaçlarımızı yanlış yerde kullanmaya başladık.Özel dediğimiz herkesden sakındığımız aile ortamlarımız açık pazar haline getirildi.Artık evlerde bereket kalmadı. Nasıl kalabilirdi ki facebookta,instagramda paylaşılanlardan bizde de olmalıydı .Anne ve babadan harçlık yerine internet paketleri istendi.Sosyal medya o kadar uyanıktı ki aile paketleriyle daha cazibeli hal aldı.Aileden biriydi artık.Sofrada ona da tabak konuluyordu. Çocuklar onun sayesinde evdeki pişen yemeği bir iki saat önceden öğrenebiliyordu.Eşler onun sayesinde birbirlerinin ruh durumlarını öğrenip eve öyle geliyorlardı.En komiği ise aile yaz tatilini geçirmek için sakin,huzurlu,bir mekana yada köye gitmesi için ilk şartı internetin orda çekip çekmemesiydi.Gördüğünüz gibi en doğal yerimiz olan ailemizi de aklımızın ürünü olan sosyal medyanın kölesi hâline getirdik.Ona göre şekillendik.
Evet aile önemli yerimiz en mahrem alanımız.Onun için sahip çıkmalıyız.Bu arada bütün suçu sosyal medyaya atmıyorum o görevini yapıyor .Ona bu hakkı tanıyanlar biziz.Kendi akıllarımıza yenik düşenler biziz.Gelin yakasından tutup söz hakkını elimize alalım.Asıl o zaman insanlığımıza döneriz….

 

  • Neyi ariyorsak onu tamamen kaybediyoruz sanki. Sosyal olalım derken tüm sosyallığımızı kaybediyoruz. İnsanlığı ararken insanlıktan çıkıyoruz. Merhamet isterken zalim oluyoruz. Böyle uzayıp gider bu yaman çelişkiler… Çare mi ne ? Hepimiz çocuktuk, geri donmeliyiz…

    Yanıtla
    • Aslında her şeyi ayarı kadarıyla yapsak biz bunları kaybetmeyiz.Çünkü en değerli varlık olarak seçilmemiz bizim ilk kazancımız. Biz her şeyden bir adım öndeyiz. O yüzden geri kalanlardan birer tutam alarak yola devam edersek kaybedenler kervanından olmayız. Yorum için teşekkürler…Selametle kalın…

      Yanıtla
Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.