Ziyan Edilmiş Bir Aşkın Kefareti

Please log in or register to like posts.

Kefaret tek kelimeyle olağanüstü bir romandı. Kitaba başlarken çok iyi roman okuyacağımın farkındaydım ancak üst düzey bir dil kullanıma ve ağdalı olmasına karşın akıcı bir üslupla karışılacağımı düşünmüyordum. Öyle bir kitap düşünün ki edebi yönden her şeyi kusursuz olsun. İşte Kefaret böyle bir kitap.

1935 yılının yazında varlıklı Tallis ailesinin malikânesinde evin küçük kızı Briony Tallis, üniversite eğitimi aldığı Cambridge’den yeni dönmüş ablası Cecilia ile yine ablası gibi Cambridge’deki üniversite eğitiminden dönmüş evin hizmetçisinin oğlu ve Cecilia’nın çocukluk arkadaşı Robbie’nin arasında gerçekleşen tuhaf bir yakınlaşmaya şahit olur. Briony yaşıtlarına nazaran tuhaf bir çocuktur. Öyküler yazan, gerçekliği kendi iç dünyasında yorumlayan tam bir hayalperesttir ve gördüğü bu yakınlaşmayı anlamakta güçlük çeker ve bu durum onu bir yanlışa sürükler. O andan itibaren bu yanlış üç kişinin hayatını bir fırtınaya doğru sürüklemeye başlar. II. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla da bu fırtına giderek ivme kazanır ve önü alınmaz bir felakete dönüşür.

Ian McEwan’ın Kefaret’teki tek başarısı dil ve üslup değil. Karakterlerin iç dünyasını, çatışmalarını ve duygu değişimlerini de ilmek ilmek işlemiş cümlelerine. İnsanın eylemegeçmeden önceki karar alma aşamasında bilinçaltının karanlık dehlizlerine farkında olmaksızın yaptığı yolcuğu ve bu bilakis ahlaki açıdan kötücül bir eylemse eylemin o karanlık dehlizlerde nasıl olgunlaştığını da özellikle Briony’yi merkeze alarak ortaya koyuyor.Kitabın güzelliği bu kadarla da sınırlı değil. Ian McEwan ışığın, renklerin, mekânların betimlemeleri de çok güçlü yapıyor, adeta sözcüklerden bir tablo çiziyor. Kefaret hem yazmaya merak salanlar için ders niteliğinde hem de aşk, vicdan ve savaş hakkındaunutulmaz bir roman.

Kitabın birde 2007 yılında çekilmiş film uyarlaması (Atonement) da var. En az kitap kadar filmi de beğendiğimi söyleyebilirim. Nasıl ki bu kitap edebiyat sanatı bakımından güçlüyse film de sinema sanatı bakımından iyi işler orta koymuş. Özellikle kamera açıları ve tek planla çekilmiş Dunkirk sahili sahnesi olağanüstüydü.

https://www.youtube.com/watch?v=R-mbEPZXBsk&t=4s

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir