Zümrüd-ü Anka

0

Küçük küçük kırıldık ilk başta. Biz bile anlamadık kırıldığımızı. Sonradan fark ettik etimizin altında toplanmış o kirli kanı. Dilimize geldikçe tuttuğumuz o cümleleri o zaman anladık. Kalbimizin cam kırıkları gibi ciğerlerimize battığını o zaman anladık.
Anlamamayı diledik hep. Anlamamak için direndik cohuyzaman. Kimimiz şarkı dinledi yara bantları kalbine ulaşsın diye kimimiz yazı yazdık. Ama çoğumuz ağlamaktan başka çare bulamadık. Durup izledik aynadaki yabancıyı. Bu kim dedik aynadaki de sorarken bu soruyu. Birde yanıtladık kendimizi gözyaşlarımız ile. Sonra tebrik ettik bizi kıranları. Başarmışlardı çünkü. Bizi yaşarken öldürmüşlerdi. Bizi değiştirmişlerdi… Şimdi ben de tebrik ediyorum bütün kırılışlarımı.
Tebrikler, umutlarımı söndürdüğünüz için. Tebrikler, bana bu satırları yazdırdığınız için. Tebrikler, gözümde bir damla yaş bırakmadığınız için. Tebrikler beni yaşarken öldürdüğünüz için… Ve en büyük tebriğimdir size, beni başkasına dönüştürdüğünüz için.
Unutmadan bir şey söylemeliyim sizlere. Yaşarken ölen insanlar Zümrüd-ü Anka gibidir. Küllerinden yeniden doğar ve kendini öldürenleri ateşiyle yakar…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.