SOBE

0

“ Ne anlatıyor bu’’ diyen; kalabalıktan, seslerini pek işitemediklerime…

Müdara etmeyin!

Baktım.
Dinleyecek gibi oldular.
Bir mesele vardı dedim hemen.
Hem ipe gerek kalmadan asabileceklerinizden…
Sordum sonra.

‘’Sen… Ne yaparsın, bir kelimeye dikkat çekmek için? ‘’
Senin bir ‘çocuk’ yazabilmen için kaç harfe ihtiyacın var daha …
Ya sen..
Hangi oyunda sobelenirsin, çok çok…

Sus be!
Sobe…
‘’Sahi mi ?’’ dedi.

Birinci çinko!
Baktım hâlâ dinliyorlar.
Senin tesellilerin hangi salıncakta asılı kaldı ey çocuk, dedim.
Az vaktin vardı da çok çaba mı gösterttiler sana…
Sudan çıkamayan balığa mı döndün…
Yordular mı, yorulmak nedir bilmemesi gereken o narin bedenini…

Âhüzar…

Öküz altında arayacakları buzağıyı , bit edasıyla saçlarında mı aradılar senin…
Açamadın mı örüklerini…

 

Köşe bucak kaçmak için, köşeni kapıp ; dört köşe mi oldular zevkten…

‘Ağır baş’
Üç heceyle mi vurdular seni; alnından…
Başsız mı kaldın, sen; el yordamıyla…
Nilüfer gibi naif bedenin, o koca başı; ağırlaşan o başı kaldıramadı mı…
Zehir yeşili görüp, göz bebeklerini; kan kırmızısına mı çevirdiler…

Damarlarındaki bir avuç kanda boğdular dimi seni…
Yüzmeyi mi unutturdular…
Güçsüz mü kaldı; kolların , ayakların…

Murdar mı ettiler deniz mavisi oyuncaklarını..
Onu elinden alıp, kalbinle mi oynadılar, bir de sonra…
Doymadı mı aç sözleri daha..

 

Tren görünce, Çuf’lar değil,
Uzaklar, vagonlar mı anımsar oldun ,
Her gün, biraz daha kaldırdılar mı istasyonundan,
Düşlerini…

Körebe oynarken, bir sana mı kapattılar gözlerini…
Bir sana mı ebe oldular…
Hep sen mi yakalandın..

Şarkılı türkülü oynarken,
Bir senin mi sesini duymadılar…
Bir senin mi şarkıların ritimsiz kaldı…

 

Ya kovalamaca…
En hızlı koşabilecekken,
O, Senken..
Ayaklarına zincir mi vurdular …
Erz ağacına mı astılar, seni…
Baş parmağımla işaret parmağımı birleştirebileceğim kadar ince, bileklerinden…
Göklere uzanan dallarını mı sarstılar, ağacının…
Ah…

 

‘Kekelemeye başladım sonra, konuşamıyordum…
Bakın dedim.
Bu da,
Bu da…

Son ÇİNKO.

 

Sakkkklammmmbbbaççç!
Artık Ebe; hep saklanmaya çalışan, ama hep de sobelediğiniz çocuk…
Artık eller yukarı…

Arkanızı dönmeniz için,
10’a kadar sayacağım, yalnızca…

1,2,3…7,8.çocuk,9.çocuk…
10’u hiçbir zaman duyamayacaklardı…
Çünkü, 10 Özlem’di…
Sessizdi…

Söylemedim…
Onları sobeledim.

Dedim ki
Önüm, arkam, sağım, solum; çocuk…
So,be!
So,be…

Sus!
Belendiniz…
So be len di niz!

 

SELCEN ÖCAL

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.