Göze hoş gelmez ama her bir kat boya kim bilir nelere şahit olmuştur. Ben dökülmeye yüz tutmuş harabe yapılar gördüğüm her an onu düşünürüm. Annenin çocuğuna bağırışına, babanın işinden döndükten sonra yorgunluğunu atmak için uzanışına, çocuğun ilk kalem tutarken kalemi sıkıca kavramasına, hoş sohbetli yemeklere ve üzerine her iki senede bir gelen yeni bir renge. Ömrü Seçilmeden önce ‘odaya ferahlık katar bey’ , denilerek alınan yeni bir boyaya alışmakla geçmiş olan bir duvar. Duvarlara tuğla birikimi olarak bakmamayı nereden çıkardım bilmiyorum ama hergünümüze şahit olduklarını biliyorum.










