Her şey bir fâninin ölümü unutması ile başladı.

Nisyandan geliyoruz. Unutmak, “insan” kelimesi unutmak demekti “nisyan”, arapçada unutmak demekti.. Bizde neyi unuttuk sizce ..? Kul olduğumuzu değil mi.. Neden varız ve niye yaşıyoruz.

Önce dünyalı olmadığını unuttu sonrada başladı fânilik serüveni.

Önce bir aldanış sonra ardı ardını kesmeyen rüyalar..

Ne var ki hem kendi hem gönlü yorgun.. Zira asıl amacımız olan Ahireti unuttuk. Bir takım aslında şerefli varlıklar. Yaratıcının katında en şerefli varlıklardı. Yerlerini kendileri belirleyen aslında oldukları kadar büyük olmayan varlıklardı ne dersiniz..? Öyle değil miydik, bize verilen onca değer karşılığında bu kadar az mı şükür edecektik. Dünya bu denli karışık görünürken içimize dönüp ben nasıl olmalıyım dedik mi..? Herkes ayrı telde çalıyorsa bir şeyler yanlış gidiyordur. Zira dünyanın nizamı bile süreklilikle beraber kesilmeksizin aynı işlevde iken biz neden kulluğumuzu unutup ara veriyoruz her defasında, yaşam gayemizi unutuyoruz.?

Herkes bir gaye ile yaşıyor.. En gayesiz şahsiyetlerde bile içlerinde yaşama çabası bulunur. Sorsanız bulunmuyor derler fakat kendilerinin bile kabullenemedikleri bir gâye vardır içlerinde.. Bu gâye kulluktur. Unutmamış olanların sayısı ise gün geçtikçe azalmakta…

Zorluklar ile her zaman karşılaşma ihtimalimiz vardı. Fakat bunun ile nasıl mücadele ettiğimiz yöntem bizi biz yapan ve biz bu eyleme göre somut sonuçlar alıyoruz. Bu eylemin asıl adı İman ve Aksiyondur.

Vesselam.

 

 

Etiketler:
Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.