Filistin’de Çocuk Olmak

2

Kanatları kırık bir serçe misaliydi, Filistin’de çocuk olmak. Bütün çocuklar parklarda oyun oynarken eve mahkum kalmak. Bütün çocukların yüzünde gülücük onların gözünde yaş. Ne kadar da tatlılar oysa ki.. Hangi çocuk böyle bir şeyi hakeder? Neydi onları diğer çocuklardan ayıran ? Filistin’de çocuk olmak… Parmaklıklar ardında olmaktı. İşkenceydi… Zulümdü… Haksız yere suçlanmak, ezilmekti. Hor görülmekti. Sessiz çığlıklardı.. Daha küçücük yaşta büyük insan olmaktı. Hiç düşündün mü? Sen; ‘çocuğum ergen, üstüne gitmeyin’ derken onlar ergenlik nedir bilmezdi. Şımarmak nedir hiç bilmezdi. Senin çocuğun gök gürlemesinden korkarken; onlar silah seslerinden, bomba seslerinden korkmaya bile korkuyorlardı. Çünkü onlar Filistinli çocuklardı. Buna mecburlardı değil mi… Gözlerini dünyaya açtıklarından itibaren… Filistin’de çocuk olmak… Gözlerinin önünde annesini, babasını kaybetmek demekti. Küçücük kalplerine kocaman acılar sığdırmaktı. Çocuklar; ellerinden oyuncağı alındığı zaman ağlarken, onların elinden alındığında ağlayacakları bir oyuncakları bile yoktu. Filistin’de çocuk olmak… Oyuncağımı alma demek yerine özgürlüğümü alma demekti. Her çocuk hayaller kurar. Gerçeğin içinde hayal kurmayı unutan Filistinli çocuklar hariç. Onların henüz hayalleri yoktu belki ama duaları vardı. Onların hayalleri, o minik avuçlarında ki dualarında saklıydı. Filistin’de çocuk olmak… Ya da olamamak…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.