gökyüzüne hasret

4

saatleri kurdum kalbimin lunaparkına
fanusun camında pıhtılaştı umutlarım
bir netflix kaç liraya alır mevsimleri
balkondaki ipten kuru gül uzattım seyyar sevdaya

minimalist olmuş dünya.. yabancı kalmış nostalji bu zamanda
cemre yağıyor gözlerime.. yağmur hastalanmış saklambaçın ortasında
kağıttan bir kelebek konar rüyalarıma
kaç satır aralığı daha girmeli hayal mücadelesine

beynine ektiğin tohum filizlendi mi yazılarında
çıkar cebindeki faturaları ekelim mısır tarlasına
müsait bir istasyonda göçersin eskimiş bastonunla
kul nedir diye sorarsa gençliğin.. istanbul’da.. galatayla süleymaniye arasında sıkıştım kaldım dersin..

söndür şu güneşi.. sabah doğduğunda tutulursun ay’a
dijital bir dünyada kaldı mektubum gökyüzüne hasret
vazgeçen bir kalem oluyor kimsesizlerin ardından
ne acıdır ki tahammül diye bir kelime eriyor dizelerimde.

  • Kaleminize sağlık. Hissedip de zar zor döktüğümüz sözler bunlar. Söz sarfiyatının en zor verildiği şey: Asra hasret.

    Yanıtla
  • Nasıl anlatılır bilmem ama tek bildiğim bir şey diyememek, kelimeleri ifade edemiyorum. Böyle metinler yazmak, anca ruhunuzun dusuncelerinize yansidiginde çıkar bana göre. Çok mahiyetli bir kişiliğe sahipsiniz, masallah. Kabul ederseniz bir metinde ben yazmak istiyorum, o değerli düşüncelerinizi almak istiyorum. Sizi biraz geç buldum ama güç olmadı.
    Bir bahar sabahı güneşin ilk ışıkları ile uyandım. Güneş gökyüzünde sanki resim müzesini sergiliyordu, celbedici renkleriyle beni büyülüyordu. Saatler ilerledikçe içime huzur ve ferahlık dogarken güneşin asli rengi ortaya çıkıyordu. Öğlen olmuştu. Bir dere kenarında sandelyeye oturmuş doğanın saltanatına takılmış benliğim ve kırlangıçlarin dansına pür dikkat kesilmiş gözlerim sanki zaman denen şey senin için durup bu guzellikleri farketmeni istiyordu. Bu anın lezzetini almiscasina doymak isterken uzaktan bir ses işitir gibi oldum. O da neydi? diye tüm dikkatimi o sese vermiştim. Köhne bir arabası olan hemdem dediğim kişi futursuzca karşıma dikiliverdi. Birlikte manzarayı fotoğraflar gibi izliyorduk. Bir bahar günü işte böylesine güzel, çekici ve kelimelerin yetersiz kalışi… Sessiz akıp giden zamanin yolcusuyuz derlerya işte tamda öyleydi.
    ….

    Hocam sadece yorumunuzu merak ettim açıkçası. Onun için yazdım, okura gözleri açıkken o anı yaşatmak istedim ama yapamadığımi hissediyorum. Çünkü ruhumu düşünceme yansitamadim. Yinede kıymetli düşüncenizi almak istedim. Sağlıcakla kalın…

    Yanıtla
  • Mrb. Benim yazı yazmaya yeteneğim var. Bunu nasıl geliştirebilirim ve kitap yazabilirim??

    Yanıtla
  • Dahada geliştirmek ve bi kitap yazmak istiyorum…..

    Yanıtla
Leave a Comment to Semiha Yorum İptal Et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.