sözcüklerin anlam meyvesinden geliyorsun
her sabah gülümsüyorsun kağıtlara
sığ sulardan bir yudum bile içmiyorsun
sirenler ve çanlar çalıyor
bitti bir aşk öylece bitti işte
her aşk bir melodram
sağırlar diyaloğundan çıkan yolcu
fısıldıyorsun sulara çağrımızı
bilgelik okulunda rüyadasın
tavşan uykularını sözcüklerle uyandırıyorsun
fısıldıyorsun doğan güne sözcüklerin dünyayı değiştireceğini
meşalenden fışkırıyor alevlerle
bahar yağmurlarıyla topladığımız tomurcuk
yenilmez bir armada olmak
ya da solucan yemi olmak
belki de bütün mesele bu
kanatlarını erken yakıyorsun
turuncu alevlerle büyütüyorsun gövdende şiiri
fısıldıyorsun mor kuşlara
kuğu yüyü gibi parlayan zamanın sesini
sirkin büyük çadırlarında palyaçolar
hissizleşmiş dünyanın yeni rollerinde
koşuyorsun kelimelere
henüz vakit varken tomurcukları topla diyorsun
teknesiz bir nehir ömrümüz
kırmızı bir kor
siyah kül yatağında
paslanmış çelik şehrin seslerinde sirenler
tanrım kakule kokulu hayatlarda ne çok kelime birikmiş
okşadım ölü ozanlar derneğinde seslerin güzelliğini
sözcükler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir diyor bir ölü ozan
elek ve kum
yüz paundluk yaşamları eliyorsun bu sıralar
yürü akıntının tersine
ışıklı yollardan geçiriyorsun imgeleri
küllerini eşeliyorsun yangınlar ertesinde
siyah elbiseli adamın yakasına bir karanfil
sana sıcak bir fısıltı sevgili
sözcükler ve düşünceler
dünyayı değiştirebilir diyor bir ölü ozan
Ömriye KARATAŞ










Tebrikler değerli şair, sizin de son dizede dediğiniz gibi *dünyayı değiştirebilir diyor bir ölü ozan..