Zülfü Livaneli’nin romanları hep akıcı,samimi ve hızlı okunurlar. Bu roman çok başka bir kurgu olmuş içerik olarak. Okurken sayfaları sıkılmadan,merakla çevireceğinize eminim.
Roman sakin,küçük bir Karadeniz köyünde işlenen kadın cinayetinin çözülmesi için geçen sürede yaşananları anlatıyor.Emekli hayatı yaşamayı seçen mühendis Ahmet Arslan romanın anlatıcısı. Cinayeti haber yapmak isteyen genç gazeteci bir kızla geçirdiği süreler okuyucuya modern Binbir Gece Masallarını yaşatıyor.
Sadece cinayeti aydınlatmak için köye gelen gazeteci kız,bu tuhaf mühendisle tanışıp,Ahmet’in kendisine çok büyük bir aşk hikayesi anlatacağım diyerek günler geçirmesini okuyoruz. Ahmet ‘’aşk’’ ın çok tehlikeli bir şey olduğunu, kardeşi Mehmet’in de bu ‘’aşk’’ zehiri yüzünden hayatının karardığı hikayesini anlatıyor kıza. Köydeki cinayetin de yine bir ‘’aşk’’ tehlikesi olduğunu savunuyor roman boyunca Ahmet.
Romanda olay,kurgu ve birbirleriyle bağlamı harika diyebilirim.Cinayet sonucunu edilemeyen bir şekilde Ahmet çözüyor.Fakat okuyucu sadece buna şaşırmıyor Ahmet ve Mehmet’in de hikayeleri cinayetten daha vurucu bir etki bırakıyor.
Bir çırpıda ve hayretle okunacak bir roman.Okumazsanız pişman olacağınız nitelikte bir öykü.









