Çok Sonradan Sonrası

Yıllar sonra.

Senden sonra.

Benden sonra.

Bizden sonra.

Yitirilmiş bir eşya, kapının altına sıkışmış.

Yarım bırakılmış, okunmamış bir mektup posta kutusunda. 

Çiçekçide tozlanmış bir demet manolya sonra. 

Parmak uçlarına işlediğim kalan ömrüm var bir de sonra.

“Bak, gün ışığı penceremde.

Hadi dokun.

Hadi sabaha karşı sev beni. “

Kaç sabah geçti böyle bana dokunmadığın.

Beni anmadığın kaç sabah geçti.

Kaç gün ışığı vurdu pencerene.

Kaç tene hapsoldu kokun.

“Bak, gün ışığı penceremde.

Hadi dokun.

Hadi sabaha karşı sev beni. “

Bak!

Yüzünde hala ellerim.

Veda öpücüklerim hala avuçlarında.

Bırakma onları.

Geceye bir şiir bırak sadece.

Hadi durma orada, yoruldun.

Dizlerinin üzerine çok ve özür dile bir kere.

Sonra git.

Sonralar biriksin sonra içimize.

Uçurulmamış balonlar kalsın ardında.

Umutsuzluk olsun gittiğin her yerde ayak izin.

Amansız vedaların vazgeçilmezi ol her daim.

“Bak, gün ışığı penceremde.

Hadi dokun.

Hadi sabaha karşı sev beni. “

Daha çok sonralar geçsin sonra.

Karşılaşalım.

Tanıyabileyim seni kumral teninden.

Kokun taa diğer bir önceki sokaktan vurmuş olsun.

Yan yana geçmiş olalım iki çıft laf etmeden. 
Hoşça kallar için çok geç kalınmış olsa.

Pişman olsan kirpiklerine kadar.

Dudakların bir şiir bıraksa geceye.

“Bak, gün ışığı penceremde.

Hadi dokun.

Hadi sabaha karşı sev beni. “

Kalan bir ömür seni anımsatsa.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.