Dostlar..
Bu gün dedim ki bu köşemizde;bu satırlarda bir üstadı analım..Gerçi benim kelamım onu anlatmaya yetmez bilirim amma belki bir Fatiha’ya vesile oluruz ümidiyle onu anlatayım istedim..Biraz klasik biyografiden ziyade yaşadığı veya hatırımızda olan birkaç olayından yola çıkarak hayata karşı olan bakış açısından bir nebze de olsa faydalanmak istedim.
Üstad Abdurrahim KARAKOÇ..
1932 Kahramanmaraş doğumlu..
2012’de ise Rahmeti Rahman’a yürüdü..
Bu hayat dilimine sayısız şiir,kitap bıraktı..Amma asıl bıraktığı şey Edeb idi Aşk idi..
Hep düşünürüm ki büyük insanlar ve güzel adamlar gidişleriyle bile bize nasihat ederler;miras bıraktıkları aslında ne şiirdir ne söz..Aslında onlardan sonraki nesillere bir bakış açısı miras bırakırlar..Bir derya emanet ederler..
Belki doğru belki yanlış bilmiyorum amma buna inanıyorum..
“Mihriban öksüz kaldı..
Üstad Hakka yürüdüğünde meşhur bir gazete vefatını duyurmak için bu başlığı atmıştı..Belki bir ömrün tek satırlık özetiydi bu..Çünkü “Mihriban” Abdurrahim Karakoç’tu..Hep öyledir..Sevgili kesilmek,karşısındakiyle kendisini bütünleştirmektir.”Aşık ile maşuk varsa orda Aşk yoktur.” misali..
Kanaatimdir ki çok sevmek az şeydir,edebi ile sevmek ise çok güzel şeydir.. Mesela..
“O bana mektup yazardı ben ona mektup yazmazdım..Elin kızının evine mektup mu yazılırmış..Onun oturduğu yerde bir gazete çıkardı;ben ona şiirler yazardım..Herkes şiir diye okurdu amma aslında onlar Mihriban’a bir cevaptı..”
Hadi buyrun..Görüyoruz ki Edeb ile olunca Aşk..Başka güzel..Başka anlamlı..
Ağabeyim dediğim zat ile birgün hasbihal ederlerken Ağabeyim ‘Şu Mihriban meselesini bir anlatsanız dinlesek’ deyivermiş..
Üstadın yüz hatları değişmiş:’Kimseye demedim sana da demem ama şu kadarını bil..Çok sevdik..Çok..Şimdi bilmem sağ mıdır ölü mü evli mi bekar mı?!Nasip değilmiş olmadı.. Ama son şiirini okuyayım sana..”
O son şiiri aradan 40-45 sene geçmesine rağmen gözleri yaşlı bir şekilde okuyuvermiş.. Üstad Edebin yanına bir de vefayı ekleyivermiş oracıkta..
40-45 yıllık vefa güzel bir gönlün marifeti olsa gerek..
Şimdi bu yazıdan sonra sizden istirham ediyorum dostlar..Şu “Mihriban” türksünü 40-45 yıllık bir vefa ve güzel gönüllü edeb dolu bir üstadın şiiri olduğunu bilerek;bu açıdan bir kere daha dinleyin..!
O zaman ‘Yar deyince kalem elden düşüyor..’ cümlesi de..
‘Aşka hudut çizilmiyor..Mihriban’ cümlesi de çok çok başka oluyor..!!
Üstadı Rahmetle anıyorum..Bir Fatiha’yı eksik buyurmayın n’olur..
Selam,dua ve muhabbetle..











Yüreğine, kalemine sağlık.