Mercan yokuşunda düşmüştün Hatırlıyorum Eteklerinde yeni yetme bir çocuk Elin soyulmuştu Sıyrılmıştı bütün günahlarından Dizin parçalanmıştı Maviye kaçan bir siyahla dolmuştu gözlerin Yanaklarında acıların kasis çizmişti Hatırlıyorum Mercan yokuşunda düşmüştün Kafesinden kaçmıştı bir kuş Akşamlar...
Merlot bir şarap dökülüyor kadehime Kısık seste bir mızıka var girişte Adını bilmediğim bir müzikal bu Ölü bir kadının sesi var içinde Ve işte uvertür! Ufalanan yaprakların eşliğinde Ve sabah...
İstanbul'a kar yağıyordu Ayaklarım çıplaktı Üşüyordum Gözlerime kaçıyordu kar taneleri Ağlıyordum Anlıyordum İstanbul da senden ibaretti Kar küresine hapsedilmiş bir kız vardı Anlıyordum, yalnızdı Çünkü neyi var neyi yok hep banaydı. Anlıyordum İstanbulda yalnızdı Çünkü beni...
Lütfen bekle ...





