Mercan yokuşunda düşmüştün
Hatırlıyorum
Eteklerinde yeni yetme bir çocuk
Elin soyulmuştu
Sıyrılmıştı bütün günahlarından
Dizin parçalanmıştı
Maviye kaçan bir siyahla dolmuştu gözlerin
Yanaklarında acıların kasis çizmişti
Hatırlıyorum
Mercan yokuşunda düşmüştün
Kafesinden kaçmıştı bir kuş
Akşamlar ayaklanmıştı
Elimden bir çocuk kaçmıştı
Gerdanından dökülüp boncuklar
Boğaza karışmıştı
Oysa sana gelmiştim
Florya’da yıkanmıştım
Senin ördüğün atkıyı takmıştım
Gözbebeklerime sevdiğin bakışı saklamıştım
Hatırlıyorum
Akşamdı ve yorulmuştuk
Soluksuz bir sevişme geçirmiştik
Beyaz çarşaflar buruş buruş
Yaktığın tütsünün kokusunu
Hatırlıyorum.
Mercan yokuşunda düşmüştün
Bir nalburda çekiç sesleri yükseliyordu
Çatılardan rezillik
Kaldırımlardan açlık yükseliyordu
Dilenci ekmeğini köpeğiyle paylaşıyordu
Hatırlyorum
Ağaclar göçe hazırlanıyordu
Kırlangıçlar çoktan kaçmıştı
Sabah yeli okşamıyordu artık boynumdan
Hatırlıyorum
Mercan yokuşunda düşmüştün
Hatırlıyorum
Mercan yokuşunda düşmüştük…









