Ne İçin Yaşıyoruz?

Soru sormayı seven bir toplumda yaşıyoruz. Soru sormayı kendimize hak görmekteyiz. Kendi hayatımız haricinde her şeyle ilgileniyoruz ve diğer insanlarla iletişimimizde sanki karşı tarafın bu sorulara cevap verme zorunluluğu varmış gibi davranıyoruz. Her zaman düşündüğüm ve bunu her yere yazmaktan çekinmediğim bir durum söz konusu.Bence, günümüzün en büyük problemlerinden biri “nedenini sorgulamak” durumu. Bu sorguladığımız nedenlerin, cevaplarını öğrendiğimiz zaman kendimizi daha rahat hissediyoruz. Belirsizlikten nefret eden insanlar, her taşın yerine oturmasını seviyor.
Peki hiç kendimize soruyor muyuz? “Niçin yaşıyoruz?”. Birçok insan bir kişiyi söyleyecektir, buna cevap olarak. Bir anne mutlaka “kızım/oğlum için” diyecektir. Belki çok aşık olduğunuz bir kadın/erkek için de bunu söyleyebilirsiniz. Maddi bir şey de olabilir tabii bu. “Ev almak için.” “Güzel bir araba sahibi olmak için.” Bu soruya en az cevap şu oluyor “Kendim için.”
Hayat telaşı içerisinde, kendimiz hariç her şeye saygı duyuyoruz. Belki kendimizi sevmiyoruz bile. Niçin yaşadığımızı unutuyoruz. Bazen kendimizi mutlu edecek bir şey yaptığımız zaman bile “bencil” kalıbına uyup uymadığımızı tartışıyoruz. Daha çok yoruluyoruz.
Benim düşüncelerime göre, insanlar herhangi maddi bir şey için yaşamamalı. Hayatın akışı içerisinde nereye savrulduğumuzu bilmeden yaşıyoruz. Belirli bir amacımız çoğu zaman olmuyor, olduğu zamanda da genelde maddi bir hedef belirliyoruz. Bir araba, bir ev… Albert Camus ” Yaşam yaşamaya değer mi? Değmez mi?” diye bir soru sorar. Bunu açıklamak için Sisifos Söyleni’ni yazmıştır. Sisifos’un hikayesi kısaca şöyledir…Dimdik bir dağın eteğine bırakır Sisifos’u Zeus. Kocaman da bir kaya koyar önüne. “Bu kayayı bu dağın tepesine çıkaracaksın” der. Çıkarır Sisifos kayayı çıkarmasına. Ama en tepeye gittiğinde kaya hep geri düşer. Sonsuza dek bu şekilde lanetlenmiştir Sisifos. Sisifos her seferinde kayanın düşüşünü izler. Daha sonra başına gelecekleri bilmesine rağmen aşağı iner ve tekrar taşımaya başlar her seferinde. Camus, Sisifos’un mutlu olduğunu söyler. Ona göre Sisifos’unki bir boyun eğiş değil, başkaldırıdır.
Hangimiz hayata karşı bir başkaldırış sergiliyoruz? Hangimiz kendimiz için yaşıyoruz?
Der ki Camus: “İnsan, anlamsızlığına ve tüm baskılarına karşın yaşamı yenmek zorundadır.”

Etiketler:
Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.