GABRIEL GARCIA MARQUEZ / KOLERA GÜNLERİNDE AŞK

 

•“Kolera, daha kalabalık, daha yoksul olan zenci nüfus için daha amansız oldu, ama gerçekte ne renk, ne soy sop ayrımı gözetiyordu.”
•“Kimin daha ölü olduğunu soruyordu kendi kendine üzüntüyle: ölenin mi, yoksa geride kalanın mı…”


Bir insan reddedildiği bir kadını 51 sene 9 ay 4 gün boyunca bekler mi? Florentino beklemiş🤷🏼‍♀️
Kolera günlerinde binlerce insanın salgından hayatını kaybettiği o günlerde, Florentino’nun da kolerası Fermina’ya duyduğu aşk acısı oldu. Senelerce mektuplaşıp evleneceğini düşündüğü kız, sosyal statüsü daha iyi olan bir doktorla evlendi. Florentino’nun aşk acısı çekerken tam olarak kolera belirtilerini gösterdiğini görüyoruz. Öyle ki; annesi eve doktor çağırmış ama doktor hasta olmadığını söylemiş, sadece rahatlaması için ıhlamur çayı önermişti. Her ne kadar annesi Florentino’nun acısını hafifletmeye çalışsa da, Florentino acısını hissetmek istemektedir. Acıyı hissetmek ne kadar derin bir duygu… Söylerken çok basit, peki yaşaması?
Tüm bunlar insana düşündürüyor aşk acısı bir hastalıksa, aşk da bir tür hastalık olabilir mi acaba diye… Bu da bakış açısına göre değişebilecek bir şey. •


Bu kitapta aşkın her haline şahit oluyoruz ve yazarın betimlemeleriyle çok güzel hissedebiliyoruz. Aşkın sadece acı halini değil, güzel yönlerine de tanıklık ediyoruz okurken. •


Bu kitabı bitirdikten sonra gerçekten de sabrın sonu selametmiş dedim kendi kendime☺️ Gerçekten bir şeye inanınca, onun üstüne yoğunlaşıp düşündüğümüzde ve en önemlisi istediğimizde mutlaka ulaşıyoruz hedefimize.
Yine Marquez, yine enfes bir yapıt diyorum👏🏼 Kitap bittiğinde tadı damağımda kaldı. Buna da Marquez etkisi diyoruz 😅
Mutlaka okuyun, okutun📚
Sevgiyle, sağlıkla ve kitaplarla kalın💛

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.