Mümkün mü sevincini bulmak?

Mustafa Kutlu(2019) Sevincini Bulmak,(İstanbul, Dergâh yayınları 296sayfa)
‘Sevincini Bulmak’ Mustafa Kutlu’nun kaleminden ortaya çıkan bir hikâye kitabıdır. Hikâyede yer alan karakterlerin en ince ayrıntısına kadar tanıtılması, olay ve kişiler arasında kurulan bağı kuvvetlendiriyor. Anadolu kültürünün zenginliğini ve güzelliğini her yönüyle karakterler üzerinden de ele alarak şehir hayatının keşmekeşini farkediyor; zaman ve zeminle birlikte inanç, ideal, dava ve yaşamın değişim-dönüşümüne şahit oluyoruz.
Mümkün müdür sevincini bulmak?
Mustafa Kutlu’nun dört kadın karakter üzerinden bizi kendimizle hesaplaşmaya çıkardığı bir kitap ‘Sevincini Bulmak’.Anadolu ile İstanbul kültürünün bozulmamış dokusunu aşama aşama tadıyor ve yaşıyoruz. Her bir karakterin incelikle tanıtıldığı bölümlerde; zamanın değişimi ile dava ve ideallerinde değiştiğini fark ediyoruz. Suna’nın müzmin bekârlığında günümüz gençliğinin psikolojik ve sosyal sorunlarının tahlillerini görebilirken; Elif’in heyecanlarında bir döneme damgasını vuran başörtüsü mücadelesinin özveriyle savunulmasını ve dayanışma örneğine tanık oluyoruz.
Bazı bölümlerde inanç-amel mücadelesini okurken, içinden geçtiğimiz bu süreçte eyleme dönüşmeyen bir iman bağının toplumun genelinde ortaya çıkan bir sorgulama olduğu fikrine ulaşabiliyoruz. Biraz daha dünyevileşmiş bir din algısı ve dini yaşamın ,topluma sirayet etmekte olan bir sorunsala dönüşümü muhtemel bir durum olarak karşımıza çıkıyor.
Suna’nın Tanpınar üzerine yaptığı çalışmalara kendisini kaptırdığı bir zamanda aniden karşısına çıkan bir aşk serüvenine tanıklık ediyoruz. Bu süreçte onlarla birlikte İstanbul’un tarihi ve dini mekânlarını gezerken, anlam arayışlarıyla birlikte bizde adeta keyifli bir rüzgâra kapılıyoruz.
Bazen bulmak yetmiyor. Neyi, nasıl bulduğun da önemli. Bu serüvende karşımıza çıkan her insanın ya da nimetin doğru bir liman mı olduğunu sorguluyoruz? Sonunu ve sürekliliğini kestiremediğimiz; ilgisizlik, kibir, mesafe gibi nedenlerden dolayı bitiveren bir aşkın sonunda.
Suna karakteri kadar bizde yaşıyoruz ayrılık acısını, toplumda elde edilen statülerden vazgeçişin burukluğunu. Bazı aşamalarda mahalle baskısını hissediyoruz iliklerimize kadar.
Suna’nın şehirden uzaklaşıp köy hayatının sakinliğini, doğallığını seçtiği aşamada, çalkantılı yolculuğumuz bir sükûna uğruyor. İnsanın, en nihayetinde huzurdan bile bunalıp huzursuzluğa meylini fark ediyoruz. Son sayfalarda yazarın okurla sohbetinde sevincini bulmanın okura bırakıldığını görüyoruz.
Her bölümü ayrı bir sevinci anlamaya ve sorgulamaya yönelten, bitmeyen bir yolculuk, keyifle devam eden bir serüven tadında.
Durdu AKDEMİR İNCE/@Asudebahar

Etiketler:
Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.