Günlerden hangi gündü hatırlamıyorum sarılmıştık sımsıkı, çok mutlu değildik bir veda anıydı gidiyordun ama son sarılmamız olduğunu ne sen biliyordun ne ben. Dönüşünde o kapıdan suratına bakmadan girip arkama bakmadan kapatacağımı bende bilmiyordum seninde yaşadığın şoku birkaç hafta önce yani aylar sonra öğrendim. Gözlerinin yeşili değildi güzel olan uyurken muazzam gözüken kirpiklerindi, kalın kaşların vardı uyumak istediğinde onları hep sever uyutmazdım seni, minicikte burnun vardı uyurken onada hep hayranlık duyardım. Sevgimin en özel üçlüsüydü bunlar dünyaları değişmezdim onlara ama ne kadar kırdıysan artık hiçbirini görmemişim. Özlemiyorum seni keşke şimdi olsan demiyorum ama keşke hala hayatımı bu denli mahvetmesen diyorum. Bir gün döneceğinden zerre kadar şüphem yok, ara ara dokunuyormuşum sana, buralardan öyle dediler de yok canım dedim.Bugün tam altı ay oldu sensiz bir günümü zor geçirirken, yan yana olmaya can atarken altı aydır yüzünü bir kere dahi görmedim. Garip demi hala seni yazıyorum diye insanlar seviyorsun, özlüyorsun diyor ama ben asla sevgimden utanmadım sevsem seviyorum veya özlüyorum derim ama ne bir sevgi ne bir özlem ne de bir nefret yok. Kimle nerdesin nasılsın diye öğrenme çabamda kalmadı artık bulunduğun sınırlara girmiyorum artık bir kere göz göze gelirsek ne yaparım bilmiyorum o yüzden gelmeyelim de. Hissizim sana, senin için gözyaşlarım akmıyor artık, sana dair hiçbir şey yok artık ama gel gör ki konu yine sensin. Seninle beni unuttum da yaptıklarını unutmadım unutmamda, iyisi mi sen dönme sakın! Bir boşluk var solumda bütün vücuduma yayılan senin yarattığın ama asla senin doldurmanı istemediğim bir boşluk her neyse ben artık hissizim sana, son zamanların çoğunda.










