Durup boşluğu seyrediyorum… Depremler oluyor, hastalıklar, virüsler yayılıyor… Bilim kurgu gibi günler yaşanıyor. Hala kalp kırıyoruz, hala nefret doluyuz, hala ön yargılarımız kalbimize hükmediyor…...
Yarım yamalak hatırladığım bir gün, 4-5 yaşlarıma kadar yaşadığım bahçeli evi terk etmek zorunda kalmıştık. Beş katlı bir binanın, en üst katına tırmanıp kutuya...
Uçları birkaç haftalık boyalı saçları rüzgar vesilesi ile geriye, daha geriye uçuşuyordu. Yüzüne çarpan damlalar pek çok kez olduğu gibi hem çok huzurlu hem...
Uzun süre kara kara düşündü. Bir süre sonra duvardaki çatlakları görmez oldu. İlgilendiği tek şey geçmişteki güzel anılarıydı. Daha doğrusu ilgilenmeye çalıştığı tek şey…...
Bugün bir ölüme uyandım. Henüz uyku mahmurluğu üzerimdeyken, esneyip temiz havayı akciğerlerime yollarken dayımın dedeme verdiği haberle bir anlık duraksadım. Doksanlı yaşlarındaki bir tanıdığının...
Lütfen bekle ...





