BALON CİNAYETLERİ

0

Gözlerinizi kapatarak başlamanızı istesem okumaya ? Mümkün değil diye düşünmeyin. Hepinizin gözünü kapattığında gözünün önüne ilk gelen, her defasında bir öncekinden ve diğer herkesinkinden farklı olacak. Bu yüzden gözü kapalı, kendi hikayemizi okuruz hepimiz.

”Balon Cinayetleri” bu hikayelerin neresinde mi peki ? İstanbul, İzmir gibi denize nazır metropol şehirlerden birinde bir deniz kıyısında yürürken, kayalıklara çarpan dalga seslerinin geldiği yöne doğru usulca çevirirseniz başınızı, bir ipe dizilmiş onlarca rengarenk balon göreceksiniz. Karşısında ise bu güzellikleri; kim bilir kaç değerli nefesi içinde tutan, kırmızı, mavi, beyaz sarı ve alabildiğine masum o balonları hedef alan birkaç ölümlü. Hedefi her tutturduğunda kendince sevinç naraları atarken, arkadaşları ”helal olsun be” cümlesi eşliğinde sırtını sıvazlar. Tuhaftır ki bunu yaparken de hiçbiri aslında bir cinayeti onayladığını fark etmez.

Gel gelelim denize kıyısı olmayan Ankara gibi gri şehirlere. Sokaklarda çocukların yüzü gülsün, bir erkek kız arkadaşına küçük bir sürpriz yapıp yüzündeki gülümsemenin sebebi olsun ya da baloncu amca ekmek parasını benden kazansın diyecek güzel yürekli insanların olduğu şehre…

Ankara’ya gri şehir derler, ben hiç anlam veremezdim. Ta ki Ankara’da sevene kadar. Ama size bir sır vereyim mi ? Ankara’da sadece sevmek yetmez. Sevdiğin adamın, senin gözlerine baktığı gökyüzünün altında, aynı şehirde birbirinize tekrar bakamayacak olmanın acısını da çekmek lazım gelir. Bir daha, birlikte gökyüzüne ”özgür” olsunlar diye iplerini bırakıverdiğiniz balonların katili olamayacağınızı bilmeniz gerekir.

Ucu ucuna kaçırdığınız vapurlar yoktur Ankara’da. Hatta inanır mısınız martılarına simit atabileceğiniz bir deniz kenarı bile bulamazsınız. Bu koca şehirde ”deniz havası almaya çıkıyorum” diye kandıramazsınız annenizi. Ama bildiğim güzel bir şey var elbette. Bu gri şehirde, güzel balon uçurulur mesela. Cinayete kurban gidecek cinsten. O telaşlı, kalabalık sokaklarından, esnafının kepenk indirdiği saatlerden çok sonra bir vakitte tabii. Nasıl olsa bu bu tavanı mavi şehrin grisini çekip alacak onlarca balonu var dünyanın. Canına okunmuş, göz bile kırpmadan kimi aşka, kimi mutluluğa, kimi savurganlığa bazen de umutsuzluğa kurban gitmiş rengarenk balonlar…

Haddime düşmez elbette; lakin balonları sevin demekten başka bir öğütte bulunamayacağım size. Ankara’da bir adamı incitmeden, balonlarına cinayet süsü vermeden sevin. Velhasıl kelam, Ankara’yı balonlarıyla sevin.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.