ÇİZGİLİ PİJAMALI ÇOCUK

0

Psikologların ve çocuk yetiştirme sanatı uzmanlarının görüş birliğine vardıkları çok önemli bir nokta var; Çocuğa ne yapacağını söylemeyin. Onun yapmasını istediğiniz şeyi siz yapın.

Kitap okuma alışkanlığı kazanmasını canı gönülden istediğim evladıma bir dönem kitap okuması için baskı yaptığımı şimdi utanarak itiraf ediyorum. Bir noktada kendimi yakaladım ve asla çalışmayacak bir metot ile kızımı kitaplardan iyice soğuttuğumu fark ettim. Tabletini, telefonunu bırakıp kitap okumasını istemekten vazgeçtim. Onun yerine o onlarla uğraşırken ben kitabımı alıp onun yanına oturdum ve keyifle, hissederek okudum.

Bir süre sonra onun da benimle beraber kitap okuduğunu gözlemledim.

Şimdi iş öyle bir noktaya vardı ki; o bana kitap tavsiyeleriyle geliyor.

En son tavsiyesi ise; ‘Çizgili Pijamalı Çocuk’ oldu. ‘ Filmi de varmış anne. Sen de okusan sonra beraber filmini izlesek.’ dedi.

Kıvanç doldum. Sevinçten havalara uçtum. Kitabı hemen okumaya koyuldum.

Okudukça sevdim, okudukça hüzünlendim.

Kitap dokuz yaşında bir çocuğun gözünden, tel örgüleri, ötekileri, otoriteyi, arkadaşlığı, keşif aşkını ve savaşı anlatıyor.

John Boyne, dokuz yaşında bir çocuğun anlamlandıramadığı dünyayı başarılı bir şekilde aktarmış. Bence bu kitabı, salt çocuk kitabı olarak nitelendirmek yetersiz kalıyor. Zira kitapta biz ‘yetişkinler ‘için de pek çok şey var.

Bir zamanlar hepimiz çocuktuk. Hiç birimiz için ‘öteki’ yoktu. Her şeyi basitçe ele alıyorduk. Basitliği unuttuğumuz gün olanlar oldu.

Çocuk gözünden karmaşanın basit yorumunu okumak isteyen herkes ‘ Çizgili Pijamalı Çocuk’ u okumaya davetlidir.

Basit yaşamak ve basit düşünmek biz ‘yetişkinlerin’ unuttuğu en büyük erdem. Keşke hatırlayabilsek!

Esen kalın.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.