DUYGU SELİ

Duygu; kelime anlamı bakımından herhangi bir olay veya bir nesnenin, insanın iç dünyasında uyandırdığı bir izlenimdir.

Gün içinde duygularımızla hareket ediyor oluşumuz ne tuhaf değil mi?
Aslında ne kadar da çok duygularımızın esiri olmuşuz farkında olmadan…
Bir nevi ruh halimize yansımış, sevincimizin de hüznümüzün de baş mimarı olmuş; hayatımızın tam merkezinde yer edinmiş pek çok duyguya sahibiz.
Mecazen her halimizi yansıtan bir döngü de denilebilir.
Hani derler ya ‘anlatılmaz yaşanır’ diye? Yaşanmış birçok olayın, hayatımıza girip çıkan insanların içimizde bıraktığı izler vardır. Üzerinden günler, aylar hatta yıllar bile geçmiş olsa o anda hissedilen duygunun ne izahı ne de tarifi yoktur. Unutulması ise pek güç. Mazide kalan  an’ların, affetmesi zor kırgınlıkların izi kalır her daim. Bazen acı bazense tatlı pek tabii.
Zaman su misali akıp gidiyor; günler, aylar, yıllar geçiyor.
Şimdiki benliğimizle geçmişe dönüp baktığımızda ne kadar da çok şey değişmiş, yıllar bizi değiştirmiş, büyümüşüz. Yaşantımıza dair iyi kötü pek çok tecrübe edinmişiz. Dile kolay yaşımız kadar hatıralar biriktirmişiz.
Bazen duyduğumuz bir melodi, bazen de bir söz alır aklımızı uzaklara götürür ya hani; geçmişi sorgular oluruz. Sevinç, hüzün, pişmanlık, acı tatlı, komik anılarımızı hatırlar oluruz; düşüncelere dalar gideriz öylece… Oysaki durup olup biteni düşündüğümüzde pek çok şeyin farkına varırız…
Yaş aldıkça değil de yaşadıkça olgunlaşırız.
Lâkin ne kadar çok yaş da alsak anılar da biriktirmiş olsak duygularımız her daim aynı kalır.
Çünkü benliğimize dair değişmeyen tek soyut kavram duygularımızdır.

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.