Yalnız kalmaktan mı korkarız yoksa yalnızlığın bizi sürüklediği düşüncelerden mi? Yalnızlığı sever miyiz yoksa kendimizle başbaşa kalmak istemediğimizden midir sevmiyor oluşumuz?
Yalnızlık sadece tekbaşımıza kaldığımızda sarmaz ki etrafımızı. Bazen kalabalıkta, o kadar insan yığınının içinde bile sadece sen varsındır. Sen ve düşüncelerin. Kendini derin bir kuyunun içine sarkıtılmış gibi hissedersin. Öylesine çaresiz ve öylesine yalnızsındır ki orada dertlerin taş oluverir o anda. Ve sen taşlarını yavaş yavaş atmaya başlarsın en dibe, en karanlığa. Amma korkarsın işte, ya kimse bir daha çıkaramazsa o taşları?
Aslında ne düşünüyorum bazen, biliyor musunuz? Yalnız kalmak yalnış kalplerle olmaktan daha iyi değil midir? Daha güvendesindir mesela ve daha cesur.
O yüzden susuyorum şimdi ve gözlerim kapalı dinliyorum yalnızlığımın güven dolu ezgisini..









