Sanıyorduk ki hiç gitmeyecek … Hep yakınımızda olacak sevdiklerimiz. Söylemişlerdi de inanmamıştık; zaman göz açıp kapayıncaya kadar geçecek. Insanoğlu bunların kıymetini bilmeyi ne zaman öğrenecek?
Bu genç yaşımıza rağmen depremlere , sellere, patlamalara ve savaşlara tanık olabilecegimiz kimin aklına gelirdi? Yurtsuz yuvasız kalmanın acısını , haksızlıga uğramanın , adalet aramanın çaresizliğini insan yaşamadan bilebilir miydi?
Annelerimizin “Anne olunca anlarsın” dedikleri gibi… Başka birinin “Başına gelmeyen bilmez” diyerek göz yaşı döktüğü gibi… Yaşamadan anlamıyor insan… Hep başkalarının başına gelir, uzaklarda bir yerlerde yaşanır sanıyor ve tabi ki yanılıyor.
Bu yaz sıcaktan bunaldık hep birlikte. Kirletirken, yok ederken düşünmedik ama nefessiz kalınca hep birlikte doğaya kaçtık, denize, pikniğe… Sevdiklerimizin kıymetini de sonradan anladık. Arkalarından agladik, onları ne kadar çok sevdiğimizi onlar yokken başkalarına anlattık. Kaybedince sahip olduklarımızın ‘keşke’ ile başlayan cümlelerle sıraladık. Küçücük bir acı hatırlattı bize bobregimizin, kolumuzun kıymetinini. Hep başkalarının anlattığı hastalık hikayeleriyle karaciğerin, kalbimizin de bizden ilgi beklediğini. Yüzümüz kırışınca, enerjimiz azalınca gördük kendimizi ne kadar çok ihmal ettiğimizi. Kısıtlandığımızı hissettiğimizde gördük özgürlüğün önemini.
Öğrenme vakti geldi olaylara zamanında müdahele etmeyi, olanı biteni anında ffark etmeyi.. Sevdiğiniz gitmeden söyleyin ne kadar çok sevdiğinizi. Kaybetmeden önce fark edin sahip olduklarinızın kıymetini.
Irem BEYHAN









İlk yazdığım ve ne yazık ki üyelik bilgilerimi unuttuğum hesabımdan bir yazı… 🙂