Kimsesiz Yalnızlık.

İnsan ilmek ilmek işlenir ölünceye dek. Ölünceye dek koşar, yorulur. Sonra dinlenir tekrar koşar. Tekrar dinlenir, tekrar tekrar ve durur. Sonsuz bir sükuta erer. Bu sükut Yaradanın bir lütfu olsa gerek çeker alır insanı çilelerinden, dertlerinden, tasalarından… Ve tabii sevdiklerinden, sevdiğini düşündüklerinden.
Sükuta ermek için bile koşar bilmeden, yorulur. Alın teri der bazen akıtır damla damla. Yalnız doğmuştur, sükut yalnız onun için vardır. Yalnız onun için.
Çok içlenir insan, çok tasalanır. Keder basar bazen. Öyle birden bire. Durduk yere ha! Düşünür durur:

“Yahu neden?”

“Neden!”

Sığınmak ister bir limana. Yaşlı bir kalp bulur yanında genelde ama yetmez canına. Daha çok içlenir, içlenir durur da birden aklına gelir:

“Ey Rabb’im, sen varsın.”

Evet, çok kalabalıktır yanı yöresi. Durmadan sesler işitir. İşitir ama kimindir bu sesler? Görüntüler görür, lisanlar. Kimdir yahu bu lisanlar?
İşte kalabalıktır yanı, yalnız değildir ama yalnızdır o.
Herkes sesini duyar ama çıkmaz aslında sesi.

Herkes görür onu ama görünmezdir aslında o.

Herkes sever ama kimse sevmez aslında onu.

O öyle biridir. Sapasağlam durur, anlamayı düşünür, bilmeyi, yaşamayı… Sonra yaşamayı, yaşamayı.
Sonra tekrar aklına gelir:

”Ey Rabb’im bana yüz çevrime. Sadece sen varsın yanımda, sen vardın ve biliyorum sen olacaksın.”

İşte ilmek ilmek işlenir insan. Ta ki aradığını buluncaya dek. Aradığı, onun bulmasını isteyendir, onu sükuta götürtendir, ona kendini arzulatandır. Ona merhamet eden, merhamet ettirendir. Onun aradığı O’dur.

İnsan anlar: Yaratılış O’nun için vardır.

Ama insan koşar işte. Sonunu bilerek, O’nu bilerek, Onun olanı bilerek.
Önemli olan koşturana koşmaktır.

Deli! Deli derler insana böyle zamanlarda. Böyle zamanlarda çıkmaza girer kalbi, meydan okur beynine. Bağırmak, haykırmak ister ama duyacak yoktur. Canım dediği, sırtını dayadığı kaya ortadan ikiye yarılır, sanki kalbidir bu yarılan. Ama sürçü lisan olur. Konuşamaz, kızar, bozulur. Bozar, gene konuşamaz. İşte beynine meydan okuyan kalbinde bir çınıltı duyar, sükutun sesidir bu. Sükutun bir sesi vardır ha! O ne güzel sestir. Ne güzel histir.

O ne güzel Rabb’dir.
Kimselerin, O ne güzel kimsesidir.
Yalnız gönüllerin ne güzel sevdası, ne güzel tohumdur.
Kimsesiz yalnızlar dünyada yalnızdır ama asla kimsesiz değildir.
Kimsesiz bırakmayana hamdolsun.

Etiketler:
Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.