Kusurlarımızı Sevmek

Çoğumuzun ortak yaptığı şeylerden biri ise kusurlarımızı örtmeye çalışmak, olduğumuz kişiyi başkalarından saklamaktır. Bizi diğer insanlardan ayıran en önemli özellik bir takım farklılıklarımızın olmasıdır. Sevgili okurlar, kusursuz bir insan dahi tanımamışken -ki mümkün olduğunu sanmıyorum- kendimizi bu kalıba sığmaya itiyoruz, niçin kendimize eziyet ediyoruz? Kısacık ömrümüzü kendimizi eleştirerek geçiriyoruz.

Sizinle bir hikaye paylaşayım; İki tane testisi olan adam her gün bunlarla dereden eve su taşırmış. Bir testi sağlam diğeri ise çatlak olduğu için fazlasıyla su sızdırıyormuş. Komşusu bir gün sormuş. “Neden boşuna bu testiyi taşıyorsun, görmüyor musun çatlak olduğu için sürekli su sızdırıyor.” Adam gülümsemiş. “Öyle demeyin yolun çatlak testiyi taşıdığım tarafı şimdi çiçeklerle dolu. Başından beri bu testinin su sızdırdığını  biliyordum bu yüzden kırık testimin tarafına tohum ektim ve açan çiçekleri karıma götürdüm. Eğer testim kusursuz olsaydı bu muhteşem çiçekler olmayacaktı.” Aslında hepimiz kırık testiyiz , hepimizin eksik veya fazla yanı var.

Birisi bana kusurlarımı örtmemi değil , onları sevmemi ve sahip çıkmamı söylemişti. Sivilceniz var diye kahkül kesmeyin, kilolusunuz diye tayt giymekten çekinmeyin. Geçin aynanın karşısına ‘Ben buyum ve kendimi böyle seviyorum!’ deyin. İçinizdeki kötü sese karşı, rağmenlere rağmen.

Sağlıklıca kalın…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.