Birden hasretliğim geldi aklıma ağladım, sızlandım ama sonra çok utandım. Onların çektiği hasretin yanında benimki de neydi ki ? Lafı bile olamazdı. Ben her gün uzaklara dalıp dalıp hayal edebiliyorken onu onların hayal edecek bir yüz bile hatırlayamaması geldi aklıma. Sonra kendime defaatle kızdım, sitem ettim. Kendimi avuttuğum teselli cümleleri ile onları avutamazdım da. İşte insanın boğazında kelimeler nasıl yumru oluyormuş o an anladım.
Benim içim sızlıyorken hasretten meğer onların yüreklerini dağlamışlar da kan kusup kızılcık şerbeti içtim demişler. Yüzleri gülerken içlerine ağlamışlar da gözyaşı akıtmadılar diye görmezden gelmişiz onları. Ben nasıl teselli ederim onları. Nasıl derim affet bilemedim, hissedemedim. Dost olmak bu demek miydi ? O söyleyene dek görememek, görmezden gelmek, kendi dertlerinle onlarınkine kör olmak. Hayır bunu kabul edemem birlikte güldüklerimi yalnız ağlamaya terk edemem.
Biliyorum ki “Allah sabredenlerle beraberdir.”
Onlara tek teselli cümlem bu olacaktır. Bu saatten sonra artık ne benim kelimelerim onları ne ferahlatır ne de huzura kavuşturur. Onların sığınacağı tek bir dal vardır. Kırılmaz, tutunanı bırakmaz bir dal..











Kaleminize sağlık☺️