Çukurova’nın bunaltıcı sıcağı altında akan her terin buram buram emek koktuğu bir kitap. Kadınların kadınlığını bilmediği, çalışmak için loğusa haliyle tarlaya gidip göğüslerindeki sütü yere sağmalarının, sırf eve para götüŕmek ya da kendilerine pantalon alabilmek için tarlada çalışan çocukların, Açlık, pislik, hastalık, yokluğun içinde küçük düşleri büyük emeklerle gerçekleştirmeye çalışanların hikâyesi…
.
.
.
Bir taraftan Çukurova’nın ağaları, diğer taraftan çalışma zorlukları, acılar, yoksulluklar içinde verdikleri mücadele el ele vermiş ve bu kitabı oluşturmuş.
Sahip olduklarımızın değerini anlamak için bulunmaz bir fırsat.










