Birbirimizden Sorumluyuz

   Kenetlenelim bize

Nûman bin Beşir |r.a|’tan rivayet edildiğinde göre Resulullah |s.a.v| şöyle buyurmuştur;

“Mü’minler; birbirlerini sevmede, birbirlerini merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.” ▪müslim, Birr,66▪
Hadisi serifte verilen mesaj ; Ey Müslüman, kardeşinin derdiyle dertlen!

İbret nazarıyla şöyle bir islami coğrafyalara bakındığımızda; zulmün altında inleyen kardeşlerimiz, yetim kalmış yavrularımız ve Anne babalarımızın kollarındaki cansız bedenleriyle ahiret hayatına intikal etmiş yavrularımızı görüyor, şahit oluyoruz…
Gözü yaşlı, feryat figan eden gönüllere ab-ı hayat timsali bir nebzede olsa su serpip yüreklerindeki ateşi, acıyı dindiremediğimiz ne yazıkki çok aşikar.

Evinden barkından, işinden gücünden tüm hayatı zindana uğramış mü’min kardeşlerimiz, merhametten yoksun cani pençeler arasında ölüm-kalım savaşı veriyor. Sefalet kol geziyor, çaresizlik son raddeye gelmiş. nerde.. nerede mü’min kardeşlerimiz diye Arş-ı âlyı titretiyor. Lakin bizler gafletin bataklığında, batının modernizm hayatını yaşamak için, gösterişe kul köle olmaktan kalpleri ürpeten o haykırışları, arş-ı titreten seslere dahi sağır olmuş vaziyette duyamıyoruz.
Zira bütün varını yoğunu savaşta kaybetmiş bir kardeşimizin feryadı kulaklarımda… kendisi müslüman kardeşlerimize şöyle haykırı veriyor; “Ey müslümanlar neredesiniz!? beni duyun, bize sahip çıkın! çünkü Allah azze ve celle’nin huzurunda muhakkaki görüşeceğiz.” ve düşünün bunun binlercesini, onbinlercesini..

Kardeşlerimizin bu vaziyette yaşam sürmeye çaba sarf ederken bizlerin; “yarın ne yapsam, ne giysem, ne yesem, hangi aktiviteleri yapsamda mutlu olayım, huzuru elde edeyim, saadete erişeyim diye, egoya kapılmış benliğimizle muhakeme yaparken acaba “kardeşlerimize nasıl yardımda bulunabilirim, neler yapmalıyım, neler yapabilirim, ümmete, vatana nasıl faydalı olabilirim, Allaha hakkıyla ihlas ile nasıl kulluk yapabilirim de rızasına erişirim” düşüncelerinden bir hayli uzak ve hissiz yaşıyoruz! böyle bir vaziyette bulunmaktan dolayı ahirette hesabının çok çetin olacağının kanaatine varmalıyız.

Unutulmamalıdır ki ; asıl mü’min dert sahibi olanlardır. Nitekim “müminin mütebessimi yüzünde, hüznü gönlündedir.” |Hadis-i şerif| mü’minin sıfatını açık ve net bir şekilde izah etmiştir. Dolayısıyla ayette de zikredildiği üzere ; “Mü’minler, birbirlerine dosttur.” ve yine hadiste belirtildiği gibi “kardeş olun” (müslim,selem,5) çağrısına kulak vererek dostluğumuza, kardeşliğimize kol kanat germek icap eder. mü’min mü’mini Allah için sever, kardeşine asla zulmetmez aksine yardım eder, derdine ortak olur, yükünü hafifletir.

Rabbim, müslümanlara karşı gönüllerimizde kardeşlik duygusunu hâlk eylesin!.. Âmin

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.