KOCA ÇINAR’IN HİKÂYESİ – Çocuklara Hikâye

KOCA ÇINAR’IN HİKÂYESİ

Güneşli bir yaz günüydü. Ağaç dallarındaki şaşkın yapraklar, Koca Çınar kuruduğu için sağa sola savrularak yere düşüyordu. Yere düşen yapraklar, etrafı süslüyorlardı. Koca Çınar’daki yaprakların çoğu aşağıya doğru kendilerini bırakmışlardı; fakat Koca Çınarı’n üstündeki Küçük Yeşil Yaprak aşağıya inmek istemiyordu. Aşağıda arkadaşları onu bekliyordu. Bizim Küçük Yeşil Yaprak, bir türlü aşağıya inmiyordu. Arkadaşları aşağıdan ona bağırmaya başladı. “Küçük Yeşil Yaprak inat etme de yanımıza gel; orada kalmanın kimseye yararı yok.”  Küçük Yeşil Yaprak, ‘’Ben Koca Çınarı bırakmam; çünkü ondan ayrılmak istemiyorum’’ diyordu. Arkadaşları da ’’ Koca Çınar artık kuruyor; bu yüzden insanlar onu kesecekler. Artık kendi başımızın çaresine bakmalıyız.’’ dediler. Küçük Yeşil Yaprak bir türlü bunu kabullenmek istemiyordu. O sırada Koca Çınara sürünerek Sakar Tırtıl çıkıyordu. Sakar Tırtıl, gözlerinin bozuk olmasına rağmen gözlüklerini takmıyordu. Bu yüzden de sürekli bir yerlere çarpıyordu. Kavanoz dibi gözlüklerini taktığında arkadaşları onunla dalga geçecek sanıyordu. Sakar Tırtılın kavanoz dibi gözlüklerini sadece Küçük Yeşil Yaprak biliyordu. Küçük Yeşil Yaprak, Sakar Tırtılla çok iyi arkadaştı. Küçük Yeşil Yaprak, arkadaşının böyle bir yere çarpıp yaralanmasını istemediği için ona yardım ediyordu. Tehlikeli durumlarda arkadaşını uyarıyordu.

Sakar Tırtıl, Koca Çınar’daki tüm yaprakların aşağıya inmesine rağmen arkadaşının neden inmediğini merak ediyordu. Sakar Tırtıl, arkadaşının yanına doğru sürünürken güneş ışınları gözlerini kamaştırmaya başladı. Yine de buna aldırış etmedi. Zaten tehlikeli bir durumda arkadaşı onu uyarırdı. Güneş ışınlarından kurtulmak için daha hızlı sürünmeye başladı. Hızlı hızlı sürünürken önündeki dala çarptı ve biraz canı acıdı.’’ Ah,uhh  başımm! ‘’  Küçük Yeşil Yaprak arkadaşını duymamıştı. Sakar Tırtıl daha yüksek sesle tekrar seslendi. ‘’ Ahhh uhhhh başımmm! ’’ Küçük Yeşil Yaprak, çok dalgındı. Bu yüzden de arkadaşını duymuyordu. Sakar Tırtıl da aşağıya doğru bağırmaya başladı: ‘’ Eyy dostlar sesimi duyan yok mu?’’ Aşağıdaki yapraklar Koca Çınar’ın çevresinde rüzgârın etkisiyle uçuşup duruyorken sevinç çığlıkları attıkları için onlar da Sakar Tırtılı duymuyorlardı. Sakar Tırtıl, bu durumdan korkmaya başladı. ‘’Yoksa beni kimse sevmiyor mu? Ama neden, ben ne yaptım da beni duymazlıktan geliyorlar.’’ Sakar Tırtıl, çok üzülmüştü. Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.

Küçük Yeşil Yaprak, nihayet yakınlardan gelen ağlama seslerini duydu. Çevresine bakındığında Sakar Tırtılın ağladığını gördü ve ona seslendi: ‘’ Canım arkadaşım demek sen de Koca Çınar’ ı keseceklerini duydun. Ben Koca Çınarı bırakmayacağım. İnsanlara engel olmak istiyorum.’’ Sakar Tırtıl arkadaşının söylediklerini dinleyince çok şaşırdı. Demek ki arkadaşı üzgün olduğu için ona cevap vermemişti. Küçük Yeşil yaprağın Koca Çınar’a olan düşkünlüğünü çok iyi biliyordu. Sakar Tırtıl, o an canının acıdığını unuttu ve arkadaşının yanına doğru süründü. Sakar Tırtıl: ‘’ Canım arkadaşım, sen ne diyorsun öyle? Koca Çınar’ı mı kesecekler, ama neden?’’

Küçük Yeşil Yaprak: ‘’ Sen bilmiyor muydun? ‘’ Sakar Tırtıl, hayır anlamında başını iki yana salladı. ‘’ Sen neden ağladın o zaman?’’ Sakar Tırtıl başından geçenleri arkadaşına anlattı.

Küçük Yeşil Yaprak, Sakar Tırtıl’ a ; ‘’Canın çok acıdı mı?’’ diye sordu. Sakar Tırtıl “Eh, biraz acıdı ama şimdi iyiyim. ‘’ dedi. Küçük Yeşil Yaprak’ ın suratı asıktı. Sakar Tırtıl, arkadaşının bu haline çok üzülüyordu. Onu daha önce böyle görmemişti. Küçük Yeşil Yaprak, ‘’ Canım arkadaşım, bir şeyler yapmalıyız.’’ dedi. Sakar Tırtıl’ da, ’’Merak etme birlikte bunun üstesinden geliriz.’’ dedi. Küçük Yeşil Yaprak, ‘’Ne yapabiliriz, insanlara nasıl engel olabiliriz?’’ Küçük Yeşil Yaprakla Sakar Tırtıl aralarında böyle konuşurken, yağmur yağmaya başladı. Bizimkiler üstlerine düşen yağmur damlaları nedeniyle ıslanmaya başladı. Sakar Tırtıl, kafasını kaldırıp gökyüzüne baktı. Yukarıdaki mavi bulutları gördü. Mavi bulutlar sanki bir şeyler söylemeye çalışıyordu. Küçük Yeşil Yaprak da arkadaşı gibi bulutlara baktı ve bir şarkı mırıldanmaya başladı. Sakar Tırtıl, arkadaşına eşlik etmeye başladı. Sonra bir şey oldu: Küçük Yeşil Yaprak ve Sakar Tırtıl, şaşırıp birbirine baktı. Sakar Tırtıl, ‘’Sen de duydun mu?’’ Küçük Yeşil Yaprak evet anlamında başını salladı. ‘’Hadi tekrar deneyelim.’’ Şarkı söylemeye başladılar. Bizimkiler Bulut kardeşlerle şarkı söyleyerek konuşmaya başladılar: ’’ Yıllar önce Koca Çınarı diken Ali Usta şarkı söyleyerek çınarı sularmış, Bulut kardeşler de ona eşlik edermiş. Bizim Çınar, şarkılarla büyümüş, kısa zamanda da yeşermiş. Bir gün Ali Usta Çınar’ı sulamaya gelmemiş. Çınar onu, belki bugün gelir diye günlerce beklemiş; ama o artık gelmiyormuş. Sonradan diğer çiftçilerden duyduklarına göre Ali Usta vefat etmiş. Çınar bu duruma çok üzülmüş. Üzüldüğü için de kurumaya başlamış çiftçiler onu sulasa da eski haline dönemiyormuş. Çaresiz kalan çiftçiler Çınarı kesmeye karar vermişler. Biz de Koca Çınar’ ın kesilmesini istemiyoruz. Bu yüzden eski haline dönsün diye yağmur yağdırıyoruz.

Siz şarkı söyleyince bizim Çınar sallanmaya başladı. Bunu fark edince biz de size eşlik etmeye başladık. Ona Ali Usta’ yı hatırlattınız. Sanırım Koca Çınar’ın kesilmesini engelleyebiliriz.’’

Küçük Yeşil Yaprak, bir çare bulduklarına çok sevinmişti. İki arkadaş Bulut kardeşlerle birlikte şarkı söylemeye devam ettiler. Koca Çınar da onlara sallanarak eşlik ediyordu. Gerçekten de yavaş yavaş eski neşesi geri geliyordu.

Ertesi gün Koca Çınarı kesmeye gelen çiftçiler, gördükleri manzara karşısında şaşırıp kaldılar. Bu durumda çiftçiler ne yapacaklarını bilemediler. Koca Çınar, yeniden yeşermeye başlamıştı. Artık kuru halinden eser kalmamıştı. Çiftçiler, Koca Çınar’ı kesmekten vazgeçtiler. Küçük Yeşil Yaprak, Bulut kardeşler ve Sakar Tırtıl mutluluktan şarkı söylüyor, Koca Çınar da sallanarak onlara eşlik ediyordu.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.