İç Sesimle Davam

0

Çoğumuzun ortak yaptığı şeylerden birisi de içimizde kötü ve bencil sese uymak, bizi ele geçirmesine kolaylık sağlamamızdır. Neden içimizdeki sesin kusurlarımızı sürekli kötülemesini izliyoruz, insanlara kendimizi kusursuz göstermeye çalışıyoruz? Mükemmel bir insanla dahi tanışmamışken -ki bunun mümkün olacağını düşünmüyorum- kendimizi bu ‘kusursuz’ kalıbına sokmaya çalışıyoruz? Kısacık olan ömrümüzü kendimizi zedeleyerek, eziyet ederek geçiriyoruz.

Sizinle bir hikaye paylaşayım; İki tane testisi olan adam her gün bu testilerle dereden eve su götürüyormuş. Bir süre sonra komşusu adama neden bu testiyi kullandığını, çatlak olduğunu görmediğini mi söylemiş. Adam gülümsemiş ve şöyle demiş; “Öyle demeyin, yolun çatlak testi taşıdığım tarafına tohumlar ektim ve her gün testinin o çiçekleri sulamasına için verdim. Şimdi söyleyin bana eğer bu testi kusursuz olsaydı karıma nasıl çiçek götürecektim?”demiş. Aslında hepimiz kırık birer testiyiz, öyle değil mi?

Sevdiğim birisi bana günün birinde, kusurları örtmemi değil, onları sevmemi ve sahip çıkmamı söylemişti. Aslında bunu yapmak insanı ne denli rahatlatıyormuş! Sivilceniz var diye onu kapatmaya çalışmayın, kilolusunuz diye tayt giymekten vazgeçmeyin. İnsanlar ,denizin üzerinde yürüseniz bile size,’Yüzme bilmiyor mu?’derler. Şimdi, geçin aynanın karşısına, gözlerinizin içine bakın ve şunu söyleyin;’ Ben buyum, kendimi böyle seviyorum.’deyin. Bütün kötü seslere karşı, rağmenlere rağmen…

 

 

Sağlıcakla kalın…

 

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.