kendine yer edinebildiğin yere inan

Tam olarak şairin ”evdeki ve sokaktaki tüm savaşları kaybettim” dediği yerdeyim.  Burası ne yaparsa yapsın anlaşılmayanların, bir savaşın içinde  olduğunun farkında olmadan mücadele verenlerin, başkalarını anlamaya çalışırken en çok kendi anlaşılmaya aç kalmışların durağı. Nefes aldığımız her saniye savaştayız. ”Yaşıyor olmak savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir.” Bunu her defasında yaşayarak tecrübe edindiğim şeylerin ardından tam bu da geçti derken yeniden bir başka tecrübeyi edinmek mecburiyetinde kaldığımı fark ettiğimde anladım. Savaş biraz da mecburiyettir. Yaralansan da, canın yanansa da; sana hem soluk olacak, hem hayatı öğretecek. Sen olması gerektiğin kişi olana dek mücadelen sürecek. Ama asla tam anlamıyla bitmeyecek. Kaybetsen de, defalarca aynı hataya düşsen de; yanıla yanıla, bazen yana yana hayat denilen yolu yürüyeceksin. Bazen yalnızlığın, bazen değersizliğin, bazen de sevgisizliğin dibini sıyıracaksın. Yüz kez düşsen de tekrar kalkıp yürüyeceksin. Yürüdüğün her yolun, girdiğin her çıkmaz sokağın sonu, en nihayetinde mesafeye çıkacak. Yol biraz da mesafedir sen yürüdükçe uzayan. Kalbin sevmekten bin parçaya bölünse de mesafe koymayı öğreneceksin. Ben en çok yeri farklı dediklerimden, yaşadığım tüm olumsuz sarsıcı şeylere rağmen güzel ve özel bir yere koyduğum insanların varlığına şükrederken sınandım. Hayat bu, olmaz dediğin ne varsa sana onu da yaşatır. Değer verdiğim insanların davranışları altında olumsuz anlamlar aramamaktan, benimle ilgisi olmadığını düşünüp anlamaya çalışmaktan yoruldum. Ama gösterdiğim itinanın onda birisine kendim için rastlayamadım. İnsanlar için önce yanlış anlamak sonra yargılamak her zaman daha kolay oldu çünkü. Onlar anlamaya çalışmayı yük olarak görürlerken ben onu yüreğimde bir çiçek gibi taşımaya çalıştım. Bu yüzden kalabalıklarda“önümde karanlıktan duvarlar sırtımda insan yüklü bir gök var.”  Yine de tek ışığım yüreğim ve rabbim. İnsan ne olursa olsun bu ikisinden vazgeçmemeli. Özü rabbine doğru olanları yüreği ışıksız kalmaz çünkü. Yürüyorum.  Konuştuğumda anlamayanların, suskunluğuma bin anlam yükleyenlerin içinden; beni sessizliğimden anlayacak tek bir insana denk gelene kadar da yürüyeceğim. O gün geldiğinde ise dünya daha yaşanılır olacak. Bana her şeyimi kaybetsem bile, yine her şeye rağmen koruduğum tek şey olan umudum güç olacak. Kendime not: Anlamayı ve  her olayda sorunu evvela kendinde aramaya çalışmayı sana zarar veremeyecek kadar kullan. Mesafelere ve kendinde yaşayacak kadar yer edindiğin yere inanarak yürü. Son olarak hoş bir müzik bırakmak istiyorum huzurlu vakitler. Kendinize iyi davranın. Amélie – La Noyée

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.