Ah Ne Güzel Sendelemek

0

Öğrenciler tahtada yazılanları defterlerine geçiriyordu. Faruk öğretmen de sınıf defterini dolduruyordu. İşi bitince ayağa kalktı, ellerini göğsünde kenetledi ve sıraların arasında dolaşmaya başladı. Ayağı, sıranın dışına doğru çıkmış olan bir öğrencinin ayağına takıldı, sendeledi. Düşmemek için öğrencinin masasından tutundu. Özür dilerim öğretmenim dedi öğrencisi. Faruk cevap vermedi, çünkü sendeleyip kendisine gelmesine sebep olan o küçük ayağa takılmıştı gözü. Ayaktaki çoraba, çorabın üzerine giyilmiş olan terliğe takılmıştı. Ayakkabının yokluğuna takılmıştı yüreği, o buz gibi soğuk günde o yoklukla atılan adımlarda kalmıştı gözleri. Ah ne de güzel sendelemişti Faruk..

Sendeleyip kendine gelen niceleri vardı,

Bahçesinin önüne bir kap su bırakmıştı Zeynep, sokak arkadaşları için.

Ali tüm yorgunluğuna rağmen eve gelir gelmez küçük kızı ile bahçeye inmişti.

Türkan kurabiye yapmış, komşularına dağıtmaya çıkmıştı.

Mert ile babası kuşların üşümemesi için ağaca küçük bir ev yapmıştı.

Melek bir toplulukla birlikte su kuyusu yaptırmış,

İbrahim mahallesindeki yaşlı teyzenin mutfak ihtiyaçlarını almıştı.

Daha nice isimler sendelemişti kim bilir. Sendelemiş ve kendine gelmişti. Titreyen yüreği ile bir yarayı sarmaya koşmuştu niceleri. Göğsünde kenetlediği kollarını tam yere düşmek üzere iken ve yere düşmemek için açmıştı insan,

Açtığı kolları sayesinde insanlığını hatırlamıştı..

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.