Yenilgiye alışmak ne kötü şeymiş. Kaybetmeye, elinden gitmesine alışmak ne çok acıtırmış içini. Eskiden anlam veremediğin; ben asla yaşamam, yaşayamam dediğin şeye alışmak ne...
Kırık dökük evlerin çiçekli bahçelerinden bana doğru koşan sevimli bir çocuktu mutluluk; koşarken düşen ve şortunun altından tam diz hizasından yaralanan,beyaz tenli bir çocuk....
Belki kuş olsak bile her an istediğimiz yerde olamıyoruzdur. Zamanın şartları, kuşun kendi içindeki şartlar ya da uzakların şartları bir şekilde engel oluyordur. Kim...
Kimsesiz olacak kadar sevmiyor, onsuz yapamayacak kadar seviyor olma. Kalbin bomboş olmasın mesela hatta abarta abarta sev ama yanında değil diye yaşamıyor mu? Sevinsene...
Kimdi buralardaki yangına sebep? Üstümüzdeki kara bulutların ağlamaması niyeydi? Acaba dedim, acaba ağlamamak değil de ağlayamamak mıydı koca ve karanlık bulutların acısı. Onların acısı...
Lütfen bekle ...





