Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmek
Ben bunu kiminle konuşsam herkesin baştaki tepkisi aynı oluyor: Kime göre doğru? Kime göre yanlış?
Aklın ve mantığın doğru veya yanlış kabul ettiği, objektif olarak düşünüldüğünde her insan tarafından doğrulanacak düşüncelerden bahsediyorum. Konu burda Hristiyanlığın veya Müslümanlığın doğruluğu değil, konu din değil. Muhafazakar veya marjinalin ideolojik kıyaslanması değil konu. Konu, kaos ve kargaşa olmadan yaşayabilmenin formülü; doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmek.
Ne demek bu doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmek?
Bu, tamamen mantığın konuştuğu, kişinin nefsini ve gururunu bir kenara bıraktığı objektif değerlendirmelere yönelmiş bir düşünce-düşünme şekli. İnsanları dini, siyasi, dünyevi görüşüne göre değil davranışlarının, düşüncelerinin doğru veya yanlışlığına, toplumda kaos mu yoksa düzen mi oluşturacağına göre konumlandırılışıdır.
Insanların hangi siyasi partiyi desteklerse desteklesin, hangi dine mensup olursa olsun, hangi ırktan olursa olsun bunların hiçbir önemi olmaksızın birbirlerinin doğru düşüncelerini desteklemesi, yanlış düşüncelerini ise uyarması demektir.
Bu düşünce kaosun ve kargaşanın olmadığı, hür ve gelişmekte olan bir topluluğun oluşmasına vesile olan düşünce…
Bu düşünce insanların yöneticilerinin kararlarını objektif olarak değerlendirmesini sağlayacak, onlardan daha çok verim almasına katkıda bulunacak düşünce…
Bu düşünce kimseyi kendinden soğutmadan kardeşçe yaşayabilmenin formülünü insanoğluna sunan düşünce…
Bu düşünce yaratılışta bize bahşedilen aklın nasıl kullanılmasını özetleyen düşünce…
Belkide herşey bu kadar kolaydır, kim bilir?
Bir düşünsenize…