Sadece gençler arasındaki aşk ilişkilerinde değil, insanlar arası ilişkileri doğru anlamak ve doğru davranmak için empati yapmak müthiş bir formül. Empati, başkasının dünyasına girmek, onun yerine kendini koymak, onun kişiliğine bürünmektir. Empati yapan kişi, ”Acaba onun yerinde olsaydım ben nasıl davranırdım? Nasıl bir beklenti içerisinde olurdum, bana nasıl davranılmasını isterdim” diye düşünür. Empati bir bakıma, ” karşınızdakinin çıkarlarını da kollamak” demektir. İnsanın hakperest olmasıdır. İlk bakışta kendisinin hoşuna gitmese bile, ”gerçeği ve doğruyu tercih etmek”tir. İnsanlar arasındaki ilişkiler her zaman iki yönlüdür. Bir siz varsınız, bir de karşınızdaki. Üstelik sizin davranışınıza etki eden bir sürü iç ve dış faktör vardır. Eğer bunları hesaba katmadan, sadece kendiniz varmış gibi hareket ederseniz yanılırsınız. Aşk satranç oyunu gibidir. Tek başına koşan atlet değilsiniz. Bir atlet sadece daha fazla koşmak için çalışır, hiç kimse onun adımlarını geriye çeviremez. Rakipleri vardır, ama onların koşması atleti olumsuz etkilemez. Satrançta ise, karşınızdakinin hareketi sizi etkiler. Siz sürekli, empati yaparsınız. ”Acaba şu taşı oynatsam, nasıl hareket eder” diye düşünürsünüz. Karşınızdakinin yapacağı bir dizi hamleyi hesap edersiniz ve adımınızı ona göre atarsınız. Yanlış anlamayın. Birbirinize ne rakipsiniz, ne de mat etmeye çalışıyorsunuz. Bu örneği, sadece karşınızdakini de hesaba katmanın gereğini vurgulamak için veriyorum.
Empati, bir anlamda sevgilinizin ilgi duyduklarına ilgi duymak, sevdiklerini sevmek, önemsediklerini önemsemek demektir. Zaten onu seviyorsanız, birçok konuda onun gibi düşünecek ve davranacak, hiç değilse onun hatırına, onun gibi olmaya çalışacaksınız. Pek sevmediğiniz bir yiyeceği, onun için yiyebilirsiniz. Hoşlanmadığınız bir yeri, onun hatırına gezebilirsiniz. Tabii onun sevip hoşlanmadıklarından da aynı şekilde kaçınırsanız, onu memnun edersiniz. Bu anlayışı, sadece erkeğe veya kıza değil, her ikinize de tavsiye ediyorum. Ne kadar başarırsanız, o kadar mutlu olursunuz. Peygamberimiz(a.s.m.), ”Sizden biriniz kendisi için istediğini, mü’min kardeşi için de istemedikçe tam iman etmiş olmazsınız” buyuruyor. Yine başka bir hadiste, ” Kendiniz için yapılmasını istemediğiniz bir şeyi mü’min kardeşiniz için de yapmayın” diye emrediyor. İşte empatinin temeli budur. Onun size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de ona öyle davranın. Kendinize yapılınca üzüleceğiniz bir hareketi, siz de ona yapmayın. Nasıl ki ilgi, sevgi, şefkatten hoşlanıyorsunuz; siz de ilgi, sevgi ve şefkat gösterin. Kibarlık, nezaket, diğergamlık, yumuşak ve tatlı sözlerden memnunsunuz. Ondan beklediklerini ona verin. Öfke, kırıcı davranış, sertlik, başa kakma gibi huyları sevmezsiniz değil mi? Siz de ona yapmayın. Bakın her şey ne kadar değişecek, güzelleşecek.

















